Giriş
(7)

İslam'da Tövbe

lapetitemort
Mesela, çok büyük bir günahı bile isteye işlemiş birisi sonunda bundan tövbe ederse o günahlarından arınmış mı oluyor? Bunun bir sınırı var mı? Aynı günahı tekrar işlerse ne olur?Bir de "şu günaha battık, bari x kadar süre daha yapalım, en sonunda tövbe ile kendimi temizlerim" mentalitesine karşı na
Mesela, çok büyük bir günahı bile isteye işlemiş birisi sonunda bundan tövbe ederse o günahlarından arınmış mı oluyor? Bunun bir sınırı var mı? Aynı günahı tekrar işlerse ne olur?

Bir de "şu günaha battık, bari x kadar süre daha yapalım, en sonunda tövbe ile kendimi temizlerim" mentalitesine karşı nasıl bir mekanizma var?
0
lapetitemort
(8 saat)
teorik olarak tövbe spesifik bir günaha değil de genel günah işlemeye edilir. sonrasında da aktif olarak kaçınmayı gerektirir. yani tövbe ettim ve sıfırlandı, ver gazı olmaması lazım.

ikincisinde de niyet kötü abi, o iş tutmaz.

tabi allah bilir, öyle diyorlar.
-2
klassno
(8 saat)
Kul hakkı yediğinde, hakkını yediğin kişiden helallik alamadığın sürece tövbe edemezsin.

Diğer durumlarda samimiyet geçerli.
Tövbe kapısı hep açık. Elbette ki Allah ı kandıramazsın.
+1
halk
(8 saat)
Bence de allahi kandiramazsin. O sana sah damarindan daha yakindir.
+1
krmzbvl
(8 saat)
2. soru için; "bari x kadar süre daha yapalım" derken, bu kişiye küt diye araba çarpıp, olay yerinde ebedi aleme intikal edebilir (tövbe edemedi). en basit karşı gerekçe bu.
0
lil siztah
(8 saat)
Kesin bir niyetle kişi tevbe eder o tevbesinde sebat ederse, yaptıklarına pişman olursa Allah (celle celaluhu) affeder o günahları.

Kul hakları için için ise ilgili kimseden helallik alınır (bu da mümkün olmazsa duruma göre daha farklı yapılacak ameller söz konusudur)

Aynı günaha tekrar düşerse kişi yine tevbe etmelidir . Doğru bir niyetle
güzelce yapılan tevbe günahların da ilacıdır .
Nesf ile mücadele ölene kadar sürer.

Günaha zaten battık biraz daha devam edeyim, Allah (celle celaluhu) zaten affeder... demek tabi ki de büyük hata olur . Yaratanın yerine kendince hüküm vermek söz konusu olamaz.
İnsan hiç değilse günah işlerken seve seve canı gönülden değilde, kalbinde hüzün duymalıdır .

Bir şeyin haramlığına da hiç ehemmiyet verilmemek (işin yapılmasına da gerek kalmaksızın) kişiyi dinden de çıkarır .
- Ne haramı? Ne var bunda? ne olacak ki ?...gibi haramı küçümseyen sözler bunu ifade eder .

Kaynaklarda da belirtilir bu hususlar .
+2
diyecevaplandı
(8 saat)
birde hacca gittin mi tadından yenmez.
şu islamın bugları yok mu
+3
my fault
(7 saat)
Hayır arınmış olmuyor. Talep etmiş oluyor. Talebinin kabul görüp görmeyeceği bilinmez.

Teoride, tekrar tekrar talep etme hakkın var. Can çıkmadıkça başvurular alınıyor. Aksi durum işin mantığına aykırı. “Amaaann olan oldu dönüşü yok artık” yaklaşımı olmaması lazım. “Dur lan günü gelince…” diye beklerken de günü gelmeden ölümün gelmesi ihtimali var.
0
lazor
(5 saat)
(7)

Yanlış kişiye hastane randevusu almak

dedeminhirkasi
Anneme aliyorum diye kendi adıma almışım.Çok zor buldum randevuyu o sırada heyecanla kendi adıma açık olan uygulamadan almışım sonradan fark ettim. Randevu günü annemle birlikte gitsek durum böyle böyle desek bakar mı hoca?Normalde annem takipli hastası, taniyor. MHRS ile görüştüm onlar bir şey yapa
Anneme aliyorum diye kendi adıma almışım.
Çok zor buldum randevuyu o sırada heyecanla kendi adıma açık olan uygulamadan almışım sonradan fark ettim. Randevu günü annemle birlikte gitsek durum böyle böyle desek bakar mı hoca?
Normalde annem takipli hastası, taniyor.
MHRS ile görüştüm onlar bir şey yapamayız dediler.
0
dedeminhirkasi
(17.04.26)
randevuyu iptal et annen adına al tekrar?

yani olmaz hasta adına giriş yapılması gerekir bankodan
0
jelly bear
(17.04.26)
Böyle bir şey mümkün olsa tüm randevular karaborsada satılırdı. İzin vermezler.
0
mikro patlama
(17.04.26)
Dediğin gibi denemekten başka seçenek yok gibi. Takipli hastası olduğu için belki bu seferlik bakar.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(17.04.26)
anneniz doktorun tavrını biliyordur; en iyi o tahmin edebilir. mesela bizim aile hekimi, acil bir durum olsa bile asla randevusuz bakmıyor; ama annem ilaç yazdıracağı zaman falan sorun etmiyor (ben gitsem yazmaz). yani bakabilir, ama bakmayacağı tutarsa da itiraz edebileceğiniz birşey yok. bir şikayete konu olsa, başkasının tc'si üzerinden işlem almış gibi görünür. en sağlıklı yöntem; ikiniz gidip durumu açıklarsınız, bankodan annenizin tc'si ile işlem açarlar, öyle bakar. bazen hiç randevusu olmayan birilerine bu yöntemle bakabiliyorlar ama gözlemlerime göre çok iyi günlerinde olmaları lazım.

ayrıca randevuyu iptal ettiğinizde, anlık olarak, alınabilir randevu olarak sisteme düşüyor. iki telefondan aynı anda açıp, birinden iptal edip, diğerinde favori doktor üzerinden sayfa yenileyip yakalamaya çalışabilirsiniz. özellikle göz randevusu bulmak zor olduğundan, bir kaç kez gece denk gelip, kendime alıp, sonra anneme böyle aktardım. ancak bazen, o an bakan bi başkası da kapabiliyor randevuyu; uyarı özelliği sebebiyle bekleyen diğer taliplere de randevu açıldı bildirimi düştüğü için. özetle garanti değil ama denenebilir diğer bir yöntem de bu.
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(17.04.26)
Doğru mu anladım ama şöyle yapsanız siz kendi randevunuzu iptal edin ama bu sırada anneninizin uygulaması da ya PC ya başka telefonda açık olsun.hemen peşinden anneniz adına tekrar alın.
+1
egerbiryolcu
(17.04.26)
hiç bir hastanede kendi adına aldığın randevuya anneni sokamazsın. izin verilmez.
kendi randevunu iptal edip annene alacaksın. ama bunu gece yarısından sonra yap. 9-22 arası yaparsan talep oluşturanlara gider. sen iptal ettikten sonra tekrar alman için 5 dk süren var ondan sonra randevu boşa çıkıyor. tabi bu işlemin garantisi yok başkasıda kapabilir.
+3
my fault
(17.04.26)
Doktoru tanıyorsanız yapar. Teknik olarak mümkün. Randevusuz gelmiş gibi işlem yapacak. Ama hem doktoru hem de girişte kayıt açanları ikna etmeniz lazım. Ben olsam iptal edip boşalan yeri kapmaya çalışırdım.
0
nickini vermek istemeyen uye
(17.04.26)
(6)

Lise Diplomasi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
merhaba, yeni bir ise basliyorum, HR üni diplomam yanisira lise diplomami da istiyor. lise diplomami ben seneler önce üniversiteye vermistim kayit esnasinda, su an elimde yok. acaba bunu e-devletten falan almam mümkün olur mu, yoksa okulumla iletisim mi kurmaliyim? bir de ben yurtdisindayim, bunu on
merhaba, yeni bir ise basliyorum, HR üni diplomam yanisira lise diplomami da istiyor. lise diplomami ben seneler önce üniversiteye vermistim kayit esnasinda, su an elimde yok. acaba bunu e-devletten falan almam mümkün olur mu, yoksa okulumla iletisim mi kurmaliyim? bir de ben yurtdisindayim, bunu online halletmem gerekecek. nasil yaparim?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
e devlette lise mezuniyet belgesi onu ver daha güvenilir bence
0
jelly bear
(17.04.26)
mezuniyet belgesi +1
lisans'ı bitirince, çıkışımı alırken lise diplomamı geri vermişlerdi (hatta zarfa sokucaz diye kat izi yapmışlar, sinir olmuştum). sizin de -aldıysanız- diploma zarfında falan olabilir mi acaba?
hayırlı olsun.
0
lil siztah
(17.04.26)
2008 öncesi mezuniyetler e-devlette görünmüyor. onu ya mezun olduğun liseden alacaksın yada bağlı olduğu il/ilçe milli eğitim müdürlüğünden.
+1
my fault
(17.04.26)
mezun olduğunuz liseyle irtibata gececeksiniz, onlar arşivden sizin kayıt ve mezuniyet bilgilerinizin tutulduğu kayıt/kütük defterinden gerekli bilgilere ulaşıp diploma kayıp/zayi belgesi düzenleyecek ıslak imzalı şekilde(diplomayı tekrar düzenleyemezler ama diplomada yazan gerekli bilgiler bu belgede olur) online olarak da belgeyi tarayıp size atabilirler en fazla yapacakları bu olur. tabii 2008 öncesi mezun olduğunuzu varsayıyorum.
+1
wilhelmwasmuss
(17.04.26)
2007 mezunuyum :D
Bir seneyle kacirdim demek.
@lil siztah, maalesef. üniye sordum hatta, bizde yok diyip gecistirdiler.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Arşivde vardır üniversitede. Mezun olduğunuz fakülte arşivine dilekçe verip memurla karıştıracaksınız oraları.
0
jackyr
(17.04.26)
(9)

boxer tavsiyesi - pisik sorunu

baldur2
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
0
baldur2
(14.04.26)
Anthony jackson önerebilirim. Bol tip alırsan daha kötü olur sanki, sonuçta pişik etin birbirine sürtmesiyle oluşan bişey. Daha sıkı ve uzun bişey olması lazım yani.
0
gobekliraki
(14.04.26)
hocam pacali don alman lazim. bir de ag tarafinin cok bol olmamasi lazim. ben de ayni durumu yasiyorum yillardir, farkli markalar denedim en son bunu buldum cok tavsiye ederim:

i.imgur.com

internette bulabilirsin ama bulamazsan uskudar balikcilar carsisi girisindeki beritan camasirciya git fotoyu goster versinler.
0
arakaali
(14.04.26)
hocam asıl aşağısı havasız kaldığında pişik oluyor. özellikle düşük pamuklu boxer giyerseniz (spor olanlar çoğunlukla böyle) yeterli hava alamama, artan nem ve sıcaklık yüzünden bu sorun oluyor. ben geceleri iç çamaşırı olmadan direkt pijama giymeye başladığımdan beri daha rahat ettim, tavsiye ederim. %100 pamuklu boxer ya da dediğiniz gibi bol tarzda olanlar da daha rahat ettirir.
0
shadowfollower
(14.04.26)
bol değil daha çok bacağı saran bir tık uzun paçalı boxerlara bak.
polyester sorun etmezsen decathlonun koşu boxerları var. paça kısmı bacağı güzel sarıyor.
sanırım hm de benzer uzun paçalı boxer vardı.
anthony jackson tam f/p boxer ama onunda paça kısmı kısa
0
my fault
(14.04.26)
Benim bu konuda çok bilgim yok ama boxer değil de giydiğiniz pantolon ve oranın sıcaklığı daha etkili sanırım pişikte.
Boxer da değiştirin ama asıl odağınız pantolonunuz veya hareketisizlik veya terleme veya sıcaklık olsun.
-1
michael_knight
(14.04.26)
Berrak 4476 modelini dener misin?
0
Caletti
(14.04.26)
Dagi Micro Modal boxer. yok gibi çok rahat. bu soruna da fayda edeceğini düşünüyorum.
0
PoscheN
(14.04.26)
Senin boxer değil trunk alman lazım. Marks and Spencer bu konuda çok başarılı. 5li paketlerde satılan cool&fresh modelini öneririm. F/P ürünüdür.
0
Take it away honey
(14.04.26)
Bamboostic diye bilinmedik bir marka var. %95 bambu. Havalandırma deliği de var. Bende çok işe yaradı. İleri seviye kiloluyum. Kullanalı beri hiç pişik olmadı. Bir bakının isterseniz…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
(7)

Araba soruları

arbre
Bu arabalar alınır mı?1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-2011-hyundai-i20-dusuk-km-bakimli-masrafsiz-1310545639/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-srk-auto-renault-symbol-1.0-sce-joy-154-bin-km-1233488126/detayHyundai i20 beğeniyorum.Bir de eksper
Bu arabalar alınır mı?

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

Hyundai i20 beğeniyorum.

Bir de ekspertiz yaptırmak istediğimde nasıl oluyor? Galeri çalışanı ya da sahibi benimle birlikte ekspertizciye mi geliyor? Ekspertizi kabul etmeme seçenekleri var mı?
-8
arbre
(12.04.26)
Ön üç parçada boya değişen olmayan bi araba bulmaya çalış. Bu adamlar kaporta durumunu işaretlemiş zaten, experlik bi durumları yok.
0
antihero
(12.04.26)
Evet sonunda daha mantıklı arayışlara girdin.


Kaput komple boyalı olmayan ve değişmemiş, airbagleri açılmamış. Tavan hariç kapılarda vs boyası olan.

180.000km altı

1.2 i20 Troy, Clio 3.

İlacın bunlar.
0
jackyr
(12.04.26)
strateji olarak şu hatayı yapıyorsun seçtiğin markanın - segmentin - paketin en ucuz olan aracını almayı planlıyorsun bu da bela demek. bunun yerine gene aynı aracın paketini düşür orta veya giriş paketlerinden birinde km düşük-kazası az experde temiz çıkacak bir araç bulmaya çabala.

i20 olur 1.2mpi motor sorunlu mu ona bakmak lazım. hiçbir exper sana motor durumunu net söyleyemez. experin bakacağı aracın kazası, boyası ve airbaglerin durumu olur.

anadolunun bir köyünde yaşayan emmi değilsen symbolü boşver seni mutlu etmez. ama işini de görür tabi.

bir de çok zorda değilsen galeriden araç alınmaz. hiçbir galeri 50-100k kazanmadan araç satmaz bunu nasıl yapacak. döküntü bir aracı ucuza alıp sağını solunu makyajlayarak kusurlarını gizleyerek yapacak. sahibinden alacağın araçlara bak. en azından araç sahibi ile iletişim kurarken kişinin tavrına-yaşına bakarak bir ön izlenimin olur.
+1
orpheus
(12.04.26)
antihero, ama motor ve şanzıman kontrolü, airbag, emniyet kemeri kontrolü için ekspertiz gerekmiyor mu? Çamurluk değiştiyse airbag açmış mıdır?
-4
🌸arbre
(12.04.26)
eksperde motor kontrolü diye bir şey yok, tamamen kandırmaca. en fazla yağ kaçağı var mı, motor sesinde duyulabilir bir sorun var mı, duman atıyor mu ona bakarlar. bunların çoğunu da o motorun ustası olmayan biri gözden kaçırabilir.

airbagler, emniyet kemerleri, kaporta, şase, boya değişen durumu kontrol edilebilir.
çamurluk değişti airbağ açtı diye bir denklem yok. çamurluk bir kamyonetin sivri köşesine takılıp yırtılır mecbur değişecek. araç alttan darbe alır tüm ön airbagleri açar ama değişeni yoktur.
+1
orpheus
(12.04.26)
15 yaşındaki aracı ekspere sokmak yerine iyi bir motor ustasına göstermek daha mantıklı olur.
0
my fault
(12.04.26)
motor için bi şey söyleyemezler, dyno testi falan da yaptırma boşuna, hikaye. kaportasına baktırdıktan sonra sanayide bi motor ustasına sesini dinleteceksin.

galeri değil, sahibinden +1
0
antihero
(12.04.26)
(8)

Koşu Ayakkabısı

Take it away honey
Dostlar merhaba, outdoor koşu yürüyüş için ayakkabı almak istiyorum. Ancak kafam inanılmaz karıştı. On shoes, Hoka, Asics vs gibi bir sürü marka var. Deneyip önerdiğiniz ayakkabıları duymak isterim. Beklentim hafiflik ve rahatlık. Gerisi çok önemli değil. Bütçe 150-200€ arası. Şimdiden çok teşekkürl
Dostlar merhaba, outdoor koşu yürüyüş için ayakkabı almak istiyorum. Ancak kafam inanılmaz karıştı. On shoes, Hoka, Asics vs gibi bir sürü marka var. Deneyip önerdiğiniz ayakkabıları duymak isterim.

Beklentim hafiflik ve rahatlık. Gerisi çok önemli değil.

Bütçe 150-200€ arası. Şimdiden çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(10.04.26)
asics gel kayano. mükemmel rahat ve tam koşu ayakkabısı.
+1
biergarten
(10.04.26)
hafif çirkin ama koşu için hoka. çok hafif ve rahat. diğer seçimim de asics olurdu. ikisini de denemeniz lazım.
0
eileengray
(10.04.26)
Arazi yapacak mısınız hocam yoksa yol koşusu mu? Dinamikleri farklı çünkü. Ben olsam yoşl koşuus ile başlarım onun içinse çok uçuğ kaçmaya gerek yok, Nike' ın yeni Pegasus 42 serisi var,o olmuyorsa da bütçenin yettiği bir pegasus seriis gayet iş görür.

Daha iyi bi' şey olsun derseniz Zoomfly 6 kesinlikle tavsiye ederim, konforludur. Ben Nike ile koştuğumdan diğer markalar ile ilgili net bilgim yok ama Asics serilerinin methini de çok duyuyorum.
0
kumandanim
(10.04.26)
runrepeat.com sitesini inceleyin, tüm ayakkabıları teste sokup iyi kötü yönlerini puanlıyorlar.
0
my fault
(10.04.26)
@kumandanim, arazi yok hocam sadece yol için düşünüyorum. Bütçe olarak şöyle yurt dışında olduğum için almışken iyisi olsun diye adam gibi bişey alayım dedim. Dediğin modellere de bakacağım. Teşekkürler!
0
🌸Take it away honey
(10.04.26)
Ayağına göre almanı tavsiye ederim. Nike Alphafly aldım ben 300-400 Euro fiyatı. Çok öneriliyor ama benim ayaklar taraklı, bunlar uzun ince kalıplı. İnanılmaz kötü bir tecrübe oldu. İnternetten karar versen bile deneyip al.
0
gabe h coud
(10.04.26)
asic ve mizuno öneriliyor ama kalıpları dar. ben nike'ın daha verimli ve rahat olduğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Bu biraz ayağa bağlı.
Benim ayağıma kesinlikle dar kalıp uymuyor. Son yıllarda düz geniş ayakkabı modelleri (misal altra) giymeye başladım ve farkı anladım.
Benim tavsiyem ayağınızın tipine göre internetten araştırma yapmaniz.
Misal şu site iyi;
runrepeat.com
0
logisticsmanager
(11.04.26)
(13)

Çaresizliğime bakar mısınız?

artıküyeolmakistiyorum
Sizce işe yarayacak mı?https://i.hizliresim.com/9kjdn0e.jpg
Sizce işe yarayacak mı?

i.hizliresim.com
-2
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
ya üzgünüm ama insanlar en basinda apartmanda yasayabilecek sosyal bilince sahip olsalardi zaten gecenin bir yarisi kapilari carpmazlardi.
deneyebilirsiniz. bir süre belki ise yarayabilir ama maalesef insanlari egitmek cok zor. bir süre sonra gene eski hallerine dönerler.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.04.26)
Bu üçüncü komşu şikayetim.
Alt kat son ses+++++ açtığı için ben evin içinde TV sesini duyuyordum 2-3 kez ev sahibine+yöneticiye şikayet ettim çözüldü.

Üst kattaki davar bam güm topuklarini vura vura yürüyor onu kısmı çözdük bazen hala devam ediyor. Duvara bir şeyler vuruyor yere sürekli bir şeyler dusuruyor ve bu davarda kapı çarpıyor. Tekrar şikayet için biraz zaman geçmesini bekliyorum.

Yan daire bu notu yazdığım. Bu da 1 hafta oldu tasinali, eşyalı eve taşındı yani o da kiracı ve bu avantaj. Bayan mi erkek mi bilmiyorum. Bakalım ne olacak
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Yazıyla birlikte kapı süngeri ve wd40 alın hepsini birlikte bırakın.

İnsan olan anlar. tabi *İnsan olan*
0
authorize
(09.04.26)
Bina sıfır ve kapılarda dil sorunu var ağa benim evde de öyle ya kapı carpacaksın ya da biraz güç kullanıp çekerek kapı kolunu bırakacaksın. Tabi kim uğraşır kapı kolunu çekmekle. Davaroglu davarlar
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
not yerine başka bir sebeple denk geldiğinizde yada yemek gibi bir şey ikram ettiğinizde durumdan bahsetmeniz daha şık olur. ayrıca teşekkür etmek, rica etmek üstün asta yaptığı işlemlerdir, illa not yazacaksanız buna da dikkat etmelisiniz.

derdinizi nasıl anlattığınız çok önemlidir. mesela;

kapıları çok sert kapatıyorsunuz
ile
binadaki yalıtım yetersizliği nedeniyle normal şekilde kapıyı kapatma sesi bile rahatsız edici olabiliyor

arasında ciddi fark var.
+1
yap desem yapmazsin he
(09.04.26)
Ben rica da ederim teşekkür de ederim yeterki şu davar laftan anlasın. Ayrıca sadece gece yatmaya geliyor gibi çünkü sadece gece ve sabah 6:30da sesi var yani kapı çarpma sesi

+++ Binada ses yalıtımı var başka ses duymuyorum sadece böyle davar sesleri yani topuk vurma, kapı çarpma, yere eşya düşürme vs
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Gençten bir cocuk ve annesi yaşıyormuş.
Atarlandi birazda not yazmak neymiş. Ulan benim bu konuda travmam olmasa öyle sesten rahatsız mı olurum. Neyse bunlar ses yapmiyormus üstteki davardan geliyormuş ses o kesinleşti

+++ Tabi belli de olmaz alt kattaki de bizim TV'nin sesi yüksek değil diyordu. Neyse bildirmiş olduk en azından
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
kapı hidroliğini ayarlamayı deneseniz. youtube da videolar var. ince bir ayarla belki düzelir. tabi kapıyı çekerek çarpacak kadar davar değilse.
+1
my fault
(09.04.26)
Bence işe yaramayacak. Konunun tarafı olmamama rağmen bu not beni gıcık etti. Kapıları daha da hızlı çarpsın istedim içimden. Hele de isimsiz olması en sinir edici kısmı.
Sonuç almak istiyorsanız tonunuzu veya yönteminizi değiştirin, inatlaşmaktan keyif alıyorsanız böyle devam.
-1
michael_knight
(10.04.26)
Bıçaklanmazsan iyi.
0
runaway
(10.04.26)
ben üsttekini yönetici aracılığıyla uyardım diye, bize söyleyemiyor musunuz demiş eşime bi de arabama otoparkta hasar geldiği zaman. ben yoktum allahtan sonradan öğrendim. ve de hala ekseriyetle geceleri yatak odasında sandalye şifonyer falan çekiyorlar. emekli eğitimli çift bi de.

nisan mayıs yazlığa gidiyor diye sabrediyorum ama uyanırsam lap diye kalorifer borusuna vuruyorum.

henüz karşılaşmadık ama suratına söyleyip tartışacağım görünce, eşime böyle demişiniz diye. eğitimli cahiller ayrı oluyor. bizim insanımıza yumuşaklık naiflik falan işlemiyor. gerekirse siz de kapı çarpın.
0
kveldulv
(10.04.26)
temel problem kötü yalıtım gibi. adam çok sert kapatmıyor olabilir. yine yalıtımda maliyetten kaçılmış bi binada kapılar da kötü olabilir sert kapatmak zorunda kalıyor olabilir vs. dil ayarı problemli diye de kendin yazmışsın. benim de mutfak ve tuvalet kapıları kasaya sürtüyor ve sert kapanıyordu matkapla kum zımpara aparatı kullanıp zımparalamam gerekti, salondakinde menteşe ayarı yetti. herkes anlamaz/uğraşmaz. daire kapısı da sert kapanıyor, kolu bastırsam bile hem kasaya sürtüyor hem kapının alt tarafı kırık. sessiz kapanmıyor kolay kolay. dışarıdan kapatırken kolu bastırma şansın da yok mecbur vuruyorsun.

bir de topuzlu kapı kollarında odadan çıkarken kapıyı kilitlemek için önce içeriden düğmeye basıp kapıyı çekmek zorunda kalıyorsunuz bu durumda da sert kapatmak zorunda kaldığım oluyor.

ama temel problem yalıtım işte. mesela pcde dizi film vs. izlerken eski evde komşu şikayet ediyordu buraya taşındığımdan beri yıllardır sorun yaşamadım. özellikle de sordum komşuya, yani çekinip söylememe durumları yok. ilkokula giden çocukları var ben de onlardan gürültü duymuyorum. gece yarısı elektrik kesilse balkonda jeneratör çalıştırıyorum ondan bile rahatsız olan, duyan şikayet eden olmuyor. ilk geldiğinde saatlerce break-in yapmak için aralıksız çalıştırdım kesinti vs. yokken sorduğumda sesini hiç duymadıklarını söylediler :D çalıştırdığım balkonla oturduğum salonu tek duvar ayırıyor, ortak duvara rağmen ben bile zor duyuyorum.

şu durumda çok ses gittiğinin farkında bile değildir büyük ihtimalle, gayet normal şekilde kullandığı kapıların sesinin yalıtımsızlıktan dolayı ne kadar rahatsızlık verdiğini bilmiyor olabilir. kapılarda sorun da yoksa belki dikkat edebilir. ama gelip burada hemen yok sosyal bilince sahip değil vs. diye tanımadığı biri hakkında hüküm vermek yanlış. önce müteahhite sövün.

eski evde 6%'da kullandığım ses sistemi gece 12den sonra kapatmazsam rahatsız ediyordu burada 10% seviyesinde sabahlayabiliyorum. bina kalitesi temel problem. hele yeni taşınmışsa eski evinde yalıtım bu kadar kötü olmayabilir.

ben eski evde yine bisikletle kardiyo yapmak için olan trainer denen aleti de kullanamıyordum rahat rahat. gece filan değil gün içindeyken bile şikayete geliyordu... burada 7-24 ne zaman istesem kullanabiliyorum aynı aleti.

sen burada son ses demişsin ya bi komşun için. bana eski evde komşu öyle dediğinde son sesi bir kez gösterdim kendisine anlasın diye ne kadar kısık kullandığımı :D eski evde son sesi açınca dairem 2. katta olduğu halde bina giriş kapısının camlarını titretiyor bütün bina yankılanıyordu. uzun süre göstersem 5. kattakiler de gelirdi herhalde :D
muhtemelen o komşunuz da gayet makul seviyede bir ses açıyordur. desibel sınırını aştıklarına eminsen git polise şikayet et. ama onlar sınırı aşmıyorsa kötü yalıtım veya senin hassasiyetinse kendi dairene yalıtım yaptır başkasını kısıtlama hakkın yok "yasal sınırı aşmadıkları sürece" topuk vurma eşya düşürme filan duyulmuyor yalıtımlı evde. veya benim komşu yıllardır hiç salonda eşya düşürmedi?

bir tek arada gece çamaşır makinesi sesi geliyor üst kattan ama o da çamaşır makinesinin olduğu tuvaletin havalandırma menfezinden geliyor, evin gerisinden duyulmuyor.

sen diyorsun ki tv sesi duyuyorum, kapı sesi duyuyorum, eşya sesi duyuyorum, topuk sesi duyuyorum, farklı farklı birçok komşumdan şikayetçi oldum ama binada yalıtım var tüm komşuların sorunlu :D alttan üstten sağdan soldan her sesi duyuyorsun herkes davar tek normal sensin evet.
+2
konetsu
(10.04.26)
sikinti binada +1

seneler once 3. kat bir daire tuttum, sifir binaydi. yerler parke.
tek basima kaliyorum, yuksek sesle muzik dinlemem, evde parti yok, dogru durust misafir bile gelmedi. Sessiz sakin kendi halimde takiiyorum. Neyse 2-3 ay gecti kapi caldi actim.
Alttaki komsu, evde cocuk mu var biri kosturuyor falan diyor, dedim yok tek kaliyorum, inanmadi. Dedim gir bak, girdi etrafa bakti falan kimse yok. :)
Surekli yurume sesi uyuyamiyoruz falan dedi, cocugunun kulagi cok hassasmis, ders calisamiyormus vs. OK dedim hallederiz, gittim hali aldim 2-3 tane. Saga sola serdim.
1 ay gecmedi, yine geldi. Valla dedim yerler parke, ben de hafif bir adam degilim iriyim 90 kiloyum, aha bak yerlere de hali serdik gittim bir suru para harcadim ki hali sevmem. Peki dedi gitti.
1 ay sonra tekrar geldi, yine zirliyor, sert bir sekilde sittir ettim bu sefer kendisini sonra bir daha gelmedi.

bana biri boyle mesaj biraksa, iplemem herhalde. gelip kapima insan gibi anlatsa daha hosuma gider dinlerim. ama binanin yapisal sikintilari ile ilgili yapacak bisey yok.
0
cooperr
(10.04.26)
(6)

sigortacının fonksiyonu

denizzz
kasko, sağlık sigortası vb yaptırırken sigortacıyla çalışmanın avantajı ne oluyor? bir de, örneğin kasko yenilirken kendiniz de teklif alıyor musunuz yoksa sigortacının sunduğu tekliflere göre mi yapıyorsunuz seçiminizi?
kasko, sağlık sigortası vb yaptırırken sigortacıyla çalışmanın avantajı ne oluyor? bir de, örneğin kasko yenilirken kendiniz de teklif alıyor musunuz yoksa sigortacının sunduğu tekliflere göre mi yapıyorsunuz seçiminizi?
0
denizzz
(07.04.26)
sigorta sirketleri aracisiz calismiyorlar, sigortaciya mecburuz.
0
lemmiwinks
(07.04.26)
trafik sigortası ve kasko yenilerken önce sitelerden fiyat alıyorum sonra sigortacıyla konuşuyorum. her seferinde en başta yüksek fiyat çekiyor. klasik sözü "abi senin arabaya en düşük bu çıkıyor daha da ucuzunu bulamazsın" diyor. her seferinde bak şuradan bu teklifi aldım dediğimde ben bir bakayım deyip sonra ne hikmetse benim bulduğum fiyattan o da bulabiliyor.
en son zorunlu trafik sigortasında en ucuz bulduğunu yaptır dedi. bende hem taksit avantajı hemde hediye çeki olan bir siteden yaptırdım.
+1
my fault
(07.04.26)
Sağlık hariç diğer tüm sigortlarımızı aynı firma yapıyor.şimdiye kadar hiç ayrıca fiyat almadım.onlar zamanlamısını takip ediyor,biten kaskoyu,sigprtayı arayıp haber veriyor ve tüm sigort şirketlerinin teklifini liste halinde sunup avantaj,dezavantaj karar veriyoruz.burası olması gereken kısmı.

Kaza vs durumunda sadece sigortacıyı arıyoruz.gereken tüm organizasyonu onlar hallediyor.çekici geliyor,servisle onlar muhatap oluyor.çoğu ufak kazalar mini onarımdan hallediliyor.kimseyle uğraşman,başını ağrıtmn gerekmiyor.seni arayan olursa buyur burayla konuş diyprsun.
+1
duptıs
(07.04.26)
Şirketler için ekstra hizmetler veriyorlar ama şahsen bireysel olarak günü geldiğinde hatırlatma ve abi valla en ucuzunu ayarladım demeleri dışında pek bir faydaları yok, kaza falan olunca bireysel destek veren ajenta görmedim.
0
creepy
(07.04.26)
sigortaları online yapıyorum. kasko da online yapılabilir.sigortacılar normalde yaptıkları üzerinden komisyon alıyorlar. bu yüzden sigorta ve kasko bedeli ne kadar yüksek olursa o kadar fazla yüzde alacak.
bu yüzden önce online sorgulayıp sonra fiyat almanızda fayda vardır.
şimdi yeni trafik sigortası veya kasko yapacaksanız sigortamnette geçerli 500 TL indirim kodu verebilirim. refimden indirimli sigorta yapabilirsiniz.
0
sivri sinek
(07.04.26)
sigorta acentesinin / brokerinin şunları yapıyor olması lazım:

1- birden fazla teklif sunmak
2- teklifler arasından en mantıklı olanın seçilmesinde yardım etmek
3- ödemeleri takip etmek
4- sigortayı kullanmanız gerektiğinde size yardım etmek

enucuzsigortabizde.com üzerinden bir kaç teklif bulup, en ucuz teklifi vermiş olan "İGD Sigorta" üzerinden sigorta yaparak 1-2-3 'ü çok güzel çözersiniz. ama sigortayı kullanmanız gerektiğinde, websitesinde telefonda robotlarla uğraşıp durursunuz. İGD'nin de "İyi Gün Dostu" anlamına geldiğini öğrenirsiniz.

sigorta brokeri hasar anında size yardım etmeli. hatta gerektiğinde sigorta şirketine baskı yapabilmeli. "aaaa öyle mi demişler, demek prosedür böyleymiş" dememeli. online sigortalar tabii ki daha ucuz olacak ama ucuzluğun bir sonucu var. sırf ucuz diye sigorta yaptırmayın, doğru sigortayı yaptırın.
-1
co2s2
(08.04.26)
(4)

Şiddetli göz kuruluğu

ekimoloji
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
0
ekimoloji
(06.04.26)
sıcak kompres, omega 3 ve bol bol su içmek.
0
my fault
(06.04.26)
bulunduğunuz ortamı nemlendirin. radyatör üzerine asılan su hazneleri var ortam nemini artırmak için, onların faydası oluyor.

ekrana kilitlendiğimiz zaman göz kırpmayı unutuyoruz. ekran süresini azaltmak ve bilinçli göz kırpmayı artırmayı deneyebilirsiniz.

kullandığınz göz damlası etkili olmayabilir, alternatiflere bakabilirsiniz. örneğin thealoz dua kullanıyorum ben, epey memnunum.
+1
shadowfollower
(06.04.26)
Göz ameliyatım sonrası doktorum Systane complete önerdi. Daha iyi ama pahalı.
-3
arbre
(06.04.26)
Bende Viscotears var, göz jeli. Yatmadan önce sürüp yatıyorum. Damladan daha etkili.
+1
truf
(06.04.26)
(19)

Sağlık sorusu, annem için ne yapmalıyım

sessizce aglayan sanat
Merhaba3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var. Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve
Merhaba

3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var.

Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve akciğerleri çok sıkıntılı olduğu için yürümekte çok zorlanıyor, yani hastaneye götürsem sağa sola koşturamam ve tekerlekli sandalyeye de sığmaz. İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor. Geçen hafta evde sağlık birimini aradım, anlattım bunları, biz üst kurula iletiyoruz onlar karar veriyor dediler, sonra da bizi arayıp gelemeyiz dediler.

Ben şimdi anneme ne yapayım bilemiyorum. Çok sancısı var yaklaşık 3 saattir çekiyor, sıcak su torbası yaptık karnabahar kaynattık karnını olduk. Geçmedi. Ne yapabilirim?
0
sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
geçmiş olsun, ambulans çağırmaktan başka çareniz yok. en yakın acile ambulans ile gitmeniz gerek. hastanelerde sadece tekerlekli sandalye hizmeti yok sedye de veriliyor ama tek başınıza halledemezsiniz yanınıza biri lazım.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
Teşekkür ederim ama ambulanslar "müdahale edemeyeceğimiz hastaya gitmiyoruz" diyorlar, hasta taşımacılık yapmıyorlarmış.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyoruz demek yerine annem fenalaştı falan diye 112'den ambulans isterseniz gelirler bence.
+2
emfuzi
(31.03.26)
evde sağlık biriminin işleyişi çok farklı. sizin annenizi hastaneye götürmeniz gerekiyor. tutun bir taksi götürün çok zor değil.
0
galahad reloaded
(31.03.26)
Belediyelerin hasta nakil hizmetleri var, bir gun onceden randevu almak gerekebilir. Arayip talep edebilirsiniz. Babami oyle goturuyorlar.

Sizin durumunuz acillik de olabilir bu arada. Ambulans +1
0
eileengray
(31.03.26)
Galahad reloaded

Araba var, götürmesine götürürüm, problem o değil ki. Annem hareketi çok kısıtlı, hareket ederken çok acı çeken biri zaten, bir de bu sancı çıkınca iyice yamuldu. Hastanede sağa sola gidiverecek geliverecek halde değil.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
beklemeyin, ambulansı arayın. öyleydi böyleydi diye anlatmanıza gerek yok kadının ciddi sancıları var belli ki. daha iyi bir yol yok.
0
suyin
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyorum diye çağırmayacaksınız, annem fenalaştı, çok sancısı var diye çağıracaksınız. müdahale edilebilip edilemeyeceğini siz bilemezsiniz, o paramediklerin işi. zaten geldiklerinde müdahale gerektiğini söyleyip götüreceklerdir.

idrarı da hastanede sonda takıp alırlar.
0
kibritsuyu
(31.03.26)
bir an önce bir şekilde acile götürmeniz gerekiyor. gerekirse konu komşudan yardım alın. durumu ciddi annenizin.

siz 'İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor' ya da 'tekerlekli sandalyeye sığmaz' gibi çıkarımlar yapmayın. gerekirse sonda takar alırlar, gerekirse sedyeye alırlar.
+1
galahad reloaded
(31.03.26)
Ambulansı çağırıp sanki kontrole gidecekmisiz de kilodan dolayı goturemiyoruz gibi değil ki gerçekten de acil durum olduğunu belirterek 112 yi arayın. Siddetli sancı ve kokudan durmundan endişe ettiğinizi belirtin. İdrar da gelmiyormuş daha müdahale etmeleri için ne gerekiyor. Aksatmayin bence.
+1
egerbiryolcu
(31.03.26)
ne yapın edin acile götürün, ciddi bir sorun olabilir.
112 yi de annem fenalaştı diye çağırın. gelir bakarlar hatta "siz gelmeden önce kendinde değildi" falan dersiniz. idrar çıkışı olmadığını söylersiniz. yinede ambulansa taşımanız zor olacaktır. yanınızda yardım edecek birileri olsun. ama hastane dönüşü kendiniz getirmek zorunda kalacaksınız.

sağlık bakanlığının evde sağlığı yerine belediyelerin evde sağlık hizmetlerine başvurun. özellikle istanbuldaysanız ibb sağlık çok iyi işliyor. kilolu olduğunu ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğunu anlatıp kayıt oluşturun. onlar eve bir hekim yönlendirip durumunu değerlendirip sisteme kaydediyorlar. böylece hem eve gelip kontrol ve ilaçlarını yazıyorlar hemde hastane randevusu olduğunda ambulans sağlıyorlar. ilerisi için değerlendirin.
birçok büyükşehir ve ilçe belediyesinde benzer hizmetler var.
tabi bu hizmetler acil durumlar için değil rutin kontroller için.
+1
my fault
(31.03.26)
zorla yurut hastaneye varinca yuruyemiyor diye destek iste ya sandalye ya sedyeye alirlar sorun ciddi olabilir belki yaptiginiz mudahaleler zarar vermis olabilir agri sebebi belirsiz cunku apandisit kum dokme vs olabilir
0
ala09
(31.03.26)
Şikayetleri aynıysa acile götürün. Acillerde genç hekimler deneyimsiz olabiliyor, ilgili bir bölümden randevu alın, doğru dürüst muayene olsun. Tekerlekli sandalyeye sığmaz demişsiniz, obez hastalar için büyük boy bulunduruyor olabilirler, sorun.

Zayıf ya da kilolu, kendi beden ağırlığını kontrol edemeyecek kadar hasta insanları taşımak zordur. Gelecekte de lazım olabilir diyerek maddi durumunuza uygun bir tekerlekli sandalye almayı düşünün bence.

ty.gl
+1
?
(31.03.26)
Ala09 apandisit değil ama safra kesesi taşı bile çıkabilir. Hiç ilaç vermedik böbreği yormamak için. Sadece daha önce de yaptığımız kırkkilit otu kaynatıp içirdik, tuhaf bir şekilde idrar söküyor, sakinleştiğini gördüm. O da ben de uykusuzuz, az önce gördüm biraz sakinleşmiş. Uyusun ben de uyuyayım ama götürücez muhakkak.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
idrar yolu tıkanıklığı veya böbrek taşı büyük ihtimal. acil müdahale gerekebilir muhtemelen.ne yapıp edip götürecen anneyi.
+1
jamswety
(31.03.26)
haydaaa gitmediniz mi hala? haber almaya girdim hala buradasınız neyi bekliyorsunuz????
0
suyin
(31.03.26)
kilikkilik otuyla geçmez böyle şeyler. annenize yazık. belediyeyle nakil hakkında konuşabildiniz mi?
+2
eileengray
(31.03.26)
Gittiniz mi?
0
yenibirgüzelnick
(31.03.26)
Gittik. Kesinlikle gelmedi ambulans. Kardeşim arkadaşının arabasını aldı öyle gittik. Kardeşimin sözünü daha iyi dinliyor annem, epey uğraştık ama şimdi serum yiyor. Çok uzun bekleyeceksiniz dediler acilde. O kadar beklemedik, bir uğur var gibi. Teşekkür ederim herkese.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(01.04.26)
(11)

Elektrikli diş fırçası sağlıklı mı?

stefano
Almayı düşünüyorum. Sizce fiyatına değer mi?
Almayı düşünüyorum. Sizce fiyatına değer mi?
0
stefano
(31.03.26)
sağlıklı, daha az çabayla daha iyi temizlemiş oluyor. sizi zorlayacak bi fiyatı varsa değmez. doğru teknikle manuel fırçayla da temizlersiniz elektrikli fırçanın temizlediği yerleri, öyle çok bi olayı yok
+2
mezzosprite
(31.03.26)
kesinlikle. bircok disci tanidigim oneriyor.
0
antikadimag
(31.03.26)
ya basinci anlayan makina alin ya da fircalarken cok bastirmayin. tek onemli kismi o.
+1
compumaster
(31.03.26)
Bir olayı yok +1 Diş ipi kullanmadan olmaz
-9
arbre
(31.03.26)
dişlerini uzun süre düzenli fırçalamadıysan ve plak, leke falan varsa elektrikli diş fırçası olmadan en iyi diş macununu da alsan onları gideremezsin. ama gençlikten itibaren hep düzenli fırçalıyor, bakımını yapıyor, abur cubur çok yemiyorsan gerek yok. aynı şekilde devam edersin. hoş bu toplumun %1'i falan bile değildir.
0
malheiros
(31.03.26)
Bulasiklari elde yikamakla makinanin yikamasi gibi dusun. Arada ucurum var.
+2
narod
(31.03.26)
10 senedir elektrikli diş fırçası kullanıyorum en büyük avantajı seni 2 dk boyunca fırçalamaya zorluyor. baştan savma değil dikkatli bir şekilde kullanırsan güzel bir temizlik sağlıyor. özellikle fırçayla ulaşması zor olan kısımlarında temizliğini yapabiliyorsunuz. sadece fırçaya güvenmemek lazım yanında diş ipi, arayüz ve ağız duşu da kullanmak gerekir. tabi senede bir kez de diş taşı temizliği yaptırmak gerekli.

yeni alacaklar içinde öyle yok wifi bağlantılı yok ai lı yok 10 programlı diyen pahalı modellere kanmayın. daha uygun olanlarını alabilirsiniz. tabi oral-b veya philips olmak kaydıyla. hepsi aynı işi görüyor. pillilere bulaşmayın yeter.
0
my fault
(31.03.26)
pilli alma çabuk bitiyor, yavasliyor+1 alistiktan sonra manuel tatmin etmiyor
0
ala09
(31.03.26)
alacaksanız yedek başlıklarına bakarak alın. philips iyi ama orjinal yedek başlıkları çok pahalı.
0
inheritance
(31.03.26)
tüm dişçiler öneriyor. sarjlı alın oral B iyidir. el fırçalarından daha iyi temizliyor. dipte kalan parçaları falan alir
0
koela
(31.03.26)
25 yıldır kullanıyorum. Tavsiye ederim 😊
0
gabe h coud
(31.03.26)
(6)

gaming ağırlıklı laptop tavsiyesi

croswell
yıllardır iş bilgisayarı ile idare ediyordum konsol var ama farkettim ki konsol oyunlarından pek keyif almıyorum. Dota civ, hoi, cs seven insanım bir o kadar da indie oyunlar var kaçırdığım.bu açıdan günlük kullanım için laptop bakıyorum. En düşük olarak 4060 ekran kartı hedefledim ama bilmiyorum 50
yıllardır iş bilgisayarı ile idare ediyordum konsol var ama farkettim ki konsol oyunlarından pek keyif almıyorum. Dota civ, hoi, cs seven insanım bir o kadar da indie oyunlar var kaçırdığım.
bu açıdan günlük kullanım için laptop bakıyorum. En düşük olarak 4060 ekran kartı hedefledim ama bilmiyorum 5060 ve 5070 çıktı fakat o bütçelere çıkmak da istemiyorum.
Özellikle 40-50 bin arasında önerebileceğiniz laptoplar var mıdır?

teşekkürler
+2
croswell
(30.03.26)
hp victus kullanıyorum. oyun bile oynamıyorum iş bilgisayarı.

windows öyle bir sapitiyor ki her şeyi mac e geçireceğim bu bilgisayarın ömrü dolunca.
0
kveldulv
(30.03.26)
bütçeyi biraz arttırırsanız peşin fiyatına taksit de var, kaçmaz. baya götürür sizi. arada bi gidip ücretsiz temizlik, fan bakımı vs. yaptırırsınız monsterda.

www.trendyol.com
+2
a darkness coming
(30.03.26)
Bütçenize uygun: www.amazon.com.tr
Bütçenizin %10 üstüne çıkarsanız: www.amazon.com.tr
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(30.03.26)
monster 5070 fiyatı çok uygun geldi ama monster beni soğutan bir marka pek güvenemiyorum.

4050 laptop vram olmaması nedeniyle eleyeceğim. 4060 ve 5050 ilerlemek daha iyi olacak sanırım msi'lar güzel gözüküyor.
0
🌸croswell
(30.03.26)
gaming laptop olayında ekran kartı sıkıntılı. iyi ekran kartı olanı alsanız bile çok ısınır ısındıkça ya kapanır ya da fanı inanılmaz hızlı döner ve ses çıkarmaya başlar. onun yerine bilgisayar kasası toplarsanız hem daha ucuza gelir hem bu tarz sıkıntılar yaşamazsınız.
-1
zen1th
(30.03.26)
bende benzer özellikli bir laptop arayışındayım
Lenovo LOQ 15IRX10 5050li veya 5060lı modeli ile asus tuf F16 5050 li modeli arasında kaldım.
+1
my fault
(30.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(10)

MHRS randevusu doluysa o gün hastane bankodan sıra alınır mi

egerbiryolcu
65 yaş üstü hasta için bir bölümden randevu bulamadık. Hastaneye başka bölümden randevumuz için gittiğimizde diğer bölüm için direkt bankodan sıra alabiliyor muyuz ve çok geç olmadan sıra gelir mi?Bölüm psikiyatri
65 yaş üstü hasta için bir bölümden randevu bulamadık. Hastaneye başka bölümden randevumuz için gittiğimizde diğer bölüm için direkt bankodan sıra alabiliyor muyuz ve çok geç olmadan sıra gelir mi?

Bölüm psikiyatri
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
Doktoruna bağlı.
Yani doktor randevusuz hasta bakmayı kabul ederse sıra verilir.
Yok randevusuz hasta bakmıyorum derse, muayene için barkod vermezler.
0
wilhelmwasmuss
(29.03.26)
bazı hastanelerde bazı doktorlarda evet
0
jelly bear
(29.03.26)
muhtemelen kayıt açmazlar. mhrsyi devamlı takip edin randevusunu iptal edenler oluyor. belki denk gelirsiniz.
+1
my fault
(29.03.26)
O zaman bu direkt bankodan sıra alanlar mhrsde boşluk olan bölümler için mi acaba
Bazı hastanelerde denk geldiğimi hatırlıyor gibiyim. MHRS olunca çabuk sıra geliyor banko olunca çok bekleniliyor diye biliyordum.
0
🌸egerbiryolcu
(29.03.26)
bazı durumlarda o doktorun az hastası oluyor, bazı doktorlarda böyle randevusuz gelen hastaları alabiliyor. ama çok düşük ihtimal. özellikle randevusu zor bulunan göz, cildiye vb gibilerde imkansız gibi.
bazende doktorun polikliniği sisteme sonradan ekleniyor. genelde asistanlar oluyor öyle randevusuz gelen veya kons için gelen hastaları ona veriyorlar.
bir şansınızı denersiniz ama olmazsada çok ısrar etmeyin.
mhrs takibi e mantıklısı ve bulma imkanı yüksek.
ayrıca aynı günün sabahı tekrar mhrs takibi yapın o gün için bile 2-3 saat sonrasına boşalan randevu olabiliyor.
+1
my fault
(29.03.26)
bilmediğim için soruyorum:

bir doktora gittim, bana dedi ki "seni şu bölümün de görmesi lazım" dedi. yine en baştan MHRS'den randevu mu alıyoruz, yoksa oraya sevk ediyor, aynı gün gidiyor muyuz?

en baştan MHRS'den randevu alıyorsak, o işin sonu gelmez sanki.
0
co2s2
(29.03.26)
sevk yok. mhrs'den almanız lazım. bazı alanlara doğrudan randevu alınamıyor zaten, doktor o seçeneği açınca aktif oluyor. şanslıysanız belki aynı güne mhrs'den bulursunuz.
0
black holes in the sky
(29.03.26)
Aile hekimlerinin ekranlarında ekstra kontenjan oluyor. Aile hekiminizden rica edin, sizin adınıza randevu alsın.
+1
en bi orijinal
(29.03.26)
@co2s2 eğer önemli bir durumsa doktor konsültasyon için bir form yazıyor onunla gittiğinde sana kayıt açıyorlar. ama "tahlilde şekerin yüksek çıkmış bir dahiliyede görün" gibi durumsa genel de ona randevu alıp gitmek lazım.
hastaneden hastaneyede değişiyor. lütfi kırdarda ameliyat için anesteziden randevu alın diyorlar. kendileri sevk etmiyor. 2-3 güne zor randevu bulunuyor. göztepe süleyman yalçında ameliyat yapacak doktor doğrudan anesteziye yolluyor o gün hallediyorsun.
0
my fault
(29.03.26)
Her gün 10’da randevular açılıyor bu arada, bilginize
0
osmanyueksel
(30.03.26)
(12)

Çektiğim fotoğraflar nasıl? vol.2

yurtsuz john
Dijital makineyle çektiklerimden bazıları. Şimdi analog makine aldım. Tekrar bu hobiye dönesim var. Beğendiniz mi?https://ibb.co/RpWB2gyDhttps://ibb.co/40XK4mchttps://ibb.co/9kkSJvCmhttps://ibb.co/8DdSH8pMhttps://ibb.co/bRr4z3Kghttps://ibb.co/TB0RFxy9https://ibb.co/fGLPSPJ8https://ibb.co/SLdHqWShttp
Dijital makineyle çektiklerimden bazıları. Şimdi analog makine aldım. Tekrar bu hobiye dönesim var. Beğendiniz mi?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
yurtsuz john
(26.03.26)
4, 7, 9'u beğendim, 10'da ışık ve renkler hoş duruyor ama kompozisyon daha farklı olabilirmiş belki. 2'nin hoş bir havası var aslında ama kadraj daha farklı bir açıyla konumlansa çok daha güzel olabilirmiş gibi.

3 ve 8 açılmıyor.

Eyyorlamam bu kadar
+1
akhenaten
(26.03.26)
üstünde ekstra filtre yoksa renkler cansız. odak net değil yada yanlış odak seçilmiş.
0
gercekdunya
(26.03.26)
Pozlamayı ve renkleri photoshopta ben kısıyorum. Raw sevmiyorum.
Odak da aynı şekilde.

Buraya yüklerken teknik nedenlerle fotoğrafların boyutunu düşürdüm. Çözünürlüğü etkiledi.
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
Ben böyle solgun fotoğrafları çok severim, o karamsar hava hoşuma gidiyor. Beğendim ellerinize sağlık.
0
mutekebbir
(26.03.26)
@mutekebbir

benim fotolara eleni karaindrou dinlemeden bakılmaz
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
fotoğraflarında nesneler çok üst üste binmiş. bu yığılma biraz rahatsız ediyor. daha yalın kadrajlar olabilirdi. tabi bunun temel sebebi zoom lens kullanman. konuya biraz daha yaklaşıp daha geniş kareler alabilirsin.
hepsi dik kadyaj olmuş. özellikle 4 numara yatayda daha güzel olurdu.
ilk fotoğafı çok anlamlandıramadım. öndeki direk tüm odağı üstüne çekiyor. arkada sırtı dönük yürüyen kişi bir duygu vermiyor. böyle nesneleri kenarlara konumlandırarak çerçeveleme yapabilirsin.
6cı fotoğrafta babalarında arasında olta atan balıkçı, el ele tutuşan çift veya martı olsa çok güzel kare olurdu.
fotoğraflardaki tonlamalarda çok olmamış. fotoğraflar üstünde çok oynamalar yapma.
kompozisyon ve içerik olarak kendini geliştirmen lazım. anlık gördüğünü çekmek yerine fotoğraflarında bir anlatının olmasına çalış.

analog fotoğraf konusuna gelirsek çok güzel bir şey ama kendi filmini kendin yıkayıp kendin bastığın sürece. ben hem kendi filmimi sarıyorum kendim banyo ediyorum kendim basıyorum buna rağmen zorlanıyorum. özellikle film ve banyo maliyetleri çok yüksek. fakat en iyi yanı insanı çekerken düşünmeye itiyor. tek karenin maliyetini hesaplıyorsun. bu çekeceğim kare buna değer mi deyip elin deklanşöre gitmiyor.

kendini fotoğraf konusunda geliştirdiğini düşündüğün zaman analoga geçmeni tavsiye ederim.
+1
my fault
(26.03.26)
fotoğraflarınız çok güzel, elinize sağlık. nu fotoğrafları çektiğiniz makineyi söyler misiniz, birisine hediye etmek istiyorum. benzerleri de olabilir.
0
anladespina
(26.03.26)
Fotoğraflarınız, kompozisyon ve renklendirme olarak çok güzel. Ellerinize sağlık. Zevkler ve renkler meselesi tabiki beğenmeyenler olabilir ama sizin seviyor olmanız yeterli.
0
sinematikcrop
(26.03.26)
@anladespina

canon eos250d

lensler: canon 50mm 1.8/f ve tamron 18-400mm 3.5/f

iş makinede değil lenste bitiyor.
+1
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
late viper
(26.03.26)
@late

zıpçıktılık yapmayalım hocam.

10 küsur senedir dünya genelinde 9:16 boyutlu ekrana alıştık. ben de o yüzden vertical çekiyorum.
0
🌸yurtsuz john
(26.03.26)
film bayat mı? değilse yıkattığınız yeri değiştirmeyi düşünebilirsiniz. ayrıca fotoğraf incelemek de çok büyük katkı sağlıyor görmeye. onun için de (büyük ihtimalle biliyorsunuzdur ama) lomography kullanabilirsiniz.
0
another satisfied lover
(27.03.26)
(15)

Sonradan parayi bulanlar bogazina nasil hakim oluyor?

tantamount_to_equivalent
Fiyata, uce bese bakmadan yiyip icebiliyor olsam, istedigim yiyecege ulasabilme luksum olsa ben obez falan olurdum kisa zamanda. Baklavalar, borekler, kebaplar, dunya mutfagindan cesit cesit denemeler falan. Zenginler 7/24 acik bufede omur geciriyorlar dusununce. Hadi zengin kucuklukten beri bollukt
Fiyata, uce bese bakmadan yiyip icebiliyor olsam, istedigim yiyecege ulasabilme luksum olsa ben obez falan olurdum kisa zamanda. Baklavalar, borekler, kebaplar, dunya mutfagindan cesit cesit denemeler falan. Zenginler 7/24 acik bufede omur geciriyorlar dusununce. Hadi zengin kucuklukten beri bollukta buyuyor, yeme icme aliskanligi falan oturmustur. Yokluktan, fakirlikten gelenler sonradan parayi bulanlar bogazina nasil hakim oluyor?
0
tantamount_to_equivalent
(25.03.26)
Komik bir soru olmuş,
Bence bu kişinin karakteri ile ilgili, kişi tutumlu ise ve iradesi varsa, parayı bulsa da normal yemeye devam ediyor.
Bir de lezzet ulaşılması çok zor bir şey değil,
Demek istediğim şu ,
paranın boğaz tutma tutmama durumu ile çok yüksek bir bağlantısı yok bence, insanın iştahı ile alakası paradan daha çoktur yani,
Ay soruya düzgün cevap vermek çok zor, çok yanlış bir soru haha,

Ya da örnekler çok yanlış, para ile kovalanacak lezzetler obez etmez, alkolik edebilir belki 😅
0
a perfect lie
(25.03.26)
Bazi insanlar yemek icin yasiyor bazilari yasamak icin yiyor.
-1
Purple life
(25.03.26)
Yüksek kalorili, yenmesi zararlı yiyecekler çok pahalı değil ki.
Bir paket sigara fiyatına iki kilo toz şeker alabilirsin.

Yani şu anda da obez değilsen fakirliğinden değil, kendini kontrol edebildiğin için değilsin. Bravo.
+1
michael_knight
(25.03.26)
aynı şeyi yiye yiye bıkıyor insan. her gün kebap yemek bir süre sonra alınan zevki köreltiyor. ben bir ara takmıştım adana kebaba, markette bir porsiyonunu 30tl civarına alıyordum zamanında, fırına koyuyordum 10 dakikada hazır oluyordu. fiyatı çok uygun diye her akşam yerdim, yanına bir de pilav... 1 hafta sonunda kebap kokusu bile midemi bulandırmaya başlamıştı.
0
substituent
(25.03.26)
Ekmek makarna borek cips yemek icin zengin olmaya gerek yok ki.
0
baldur2
(25.03.26)
kalorili yiyecekler pahalı değil +1

aynı şeye yiye yiye bıkıyor insan +1

aksine çok param olsa kilo veririm muhtemelen ben swh thjrgfsda
ekmeksiz et döner yerim doyuruculuğu yüksek
+4
jülsezar
(25.03.26)
@a perfect lie: "lezzet ulaşılması çok zor bir şey değil" bu dedigin a perfect lie gercekten

@michael_knight: obez olmamamin sebebi belki iskendere, kebaba, baklavaya, artisan pizzaya, kobe biftegine ulasimimin kisitli olmasi. Illa hamburger kolayla obez olunmuyordur herhalde. Nusret'ten, Gulluoglundan sinirsiz yiyebildigini dusun bir hocam. Kim takar kiloyu, sporu:)

@baldur2: hocam sen olayi anlamamissin, konu nasil obez olurum degil:) En iyi yemeklere ulasimim varken nasil obez olmam.

@substituent: Her gun yersen tabi bikarsin. Ama ben 30 senedir sevdigim bir yemekten biktigimi hatirlamiyorum. Kaldi ki hep ayni seyleri yemeyecegiz dunya mutfagi onumde, belki de birinden bikip digerine saracagim, onun muptelasi olacagim bu sefer.
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(25.03.26)
tanidigim ne kadar zengin varsa kari-koca-cocuk vb hepsi de normal kilo ya da daha zayıf.
0
sweetoffice
(25.03.26)
Ben makarna çok severim mesela.
en pahalı makarna dünyanın en lezzetli en ender mantarı ile soslanmis makarna midir?
Ben mantar yemiyorum, benim için en lezzetli makarna bu değil. Dümdüz bir örnek.
0
a perfect lie
(25.03.26)
senin dediğin gibi olsa hiç fakir şişman olmaması lazımdı.
0
orpheus
(25.03.26)
hocam, bu noktada yemeği bir ödül/tatmin aracı olarak gördüğünüzü kabul edersek eğer çok zengin adamın yemek dışında da çok zaman ayıracağı alternatifi olacaktır. haliyle ulan şöyle bir lezzet var çatlayana kadar yemesek olmaz şimdi yerine ajandasında onun yerine koyacağı farklı bir etkinlik, denenecek şey olacaktır. e yemek deneyimlemek de istediği her an yaşayabileceği, sıradan bir aktiviteye dönüşeceği için o kadar cezbedici olma özelliğini kaybedecektir (diye öngörüyorum). bir de obezlik hunharca yemek yemekten ziyade sağlıksız beslenme kaynaklı. yani bay richie rich imiz spesiyal yemeğini yer ama egzersini sporunu da ayarlar, ayarlatır. düzenli sağlık kontrollerini detaylı yaptırır. sonuçta koskoca bay richie mahalle arasında ter kokan gym e gidip, devlet hastanesinde 2 dk 15 saniye süren muayenesini olmayacaktır.
+2
wilhelmwasmuss
(25.03.26)
bana sayısaldan milyonlar( 800milyon olmuş ikramiye) çıksa niye yarın yokmuş gibi yemek yiyeyim. bir diyetisyen bir chef birde pt tutarım sağlıklı beslenir sporumu yaparım. paran olduktan sonra sağlıklı, içeriği temiz besinlere ulaşımın daha kolay olur.
aslında bu vizyon meselesi. ülkenin en büyük sorunu vizyonsuz sonradan zenginler.
0
my fault
(25.03.26)
@my fault +1
zengin olsam, kaliteli ve öz yememe vesile olur; daha fitleşirim diye düşünüyorum.
yemek konusunda iradenin mantığını sağlığa dayandırırsanız iş kolaylaşıyor. karbonhidrat, trans yağ, şeker bombası yiyecekler vücuda ciddi zararlar veriyor. bunu kendinize yapmak istemediğiniz noktada, canınız da eskisi kadar çekmiyor.

ayrıca ne kadar çeşitli yemek isteseniz de, midenizi -rahatsızlık yaşamayacak kadar- dolduracağınız kapasite belli. annemin bir lafı vardır; zengin olsam ne olur, yemeğin fazlasını ceplerime mi koyacağım diye. o hesap işte.
0
lil siztah
(25.03.26)
ya bisey itiraf edeyim, ben sizin dediginizi gencken istemeyerek de olsa yaptim :D

gariban vb buyumedim, ama liseyi yatili okudum, unide zaten sehir disinda olmak daha normal. ayrica kisisel olarak yeni yemekler denemeyi, lezzetli restoran vb denemeyi oldum olasi cok sevmisimdir.

sonrasinda ilk kurumsal isime girdim ve olay burada dondu. soyle ki, hem uzun saatler calisiyorduk, hem de masa basi bir yere gittigimiz yok. en kotusu de NE ISTERSEK YIYEBILIYOR, MASRAFINI DA MUSTERIMIZE YANSITIYORDUK :(

su gorgusuz kardesinizin sushiye lahmacun sarip akan yaglara naan banmasi ve yaninda baklava ve dondurma yiyecek igrenclige gelmesi 3 ayi bulmadi. 5 sene kadar uc haneli kilolarda yuvarlandim durdum.

sonra covid zamani her yer kapaninca yemeyi kestim ve kosmaya basladim, simdi herkese "bak 30'dan sonra nasil 30 kilo verdim" diye sov yapiyorum.
0
adrianapole
(25.03.26)
paran artikca kilon genelde duser, cunku:
dandik fastfood'dan kurtulup fine dining'e dalarsin. onlarda da porsiyonlar kucuktur, lezzet odaklidir tabaklar.
gezme olasiligin artar, o da seni aktif kilar.
paran varsa kendine ayiracak vaktin olur, spor yapma sansin artar.
vs..
-2
cooperr
(26.03.26)
(16)

Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?

lapetitemort
Sizi böyle görmek istiyor.
Sizi böyle görmek istiyor.
📊 Sevdiğiniz Kişi için Ateistlikten Müslümanlığa Geçer Misiniz?
0
lapetitemort
(24.03.26)
Müslümanlığa geçmek öyle sevdiğin kişi için yapılacak şey değil. Önce inanmak lazım. Allah'a, Peygamberlerine, kitaplarına, meleklere, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan geldiğine...
Sırf birisi istiyor diye müslümanlığa geçtim, bak ibadetleri de yapıyorum diyen kişi iman etmedikçe müslüman değil, münafık olur.
+5
faberkastelli
(24.03.26)
Bu öyle bir şey değil ki. Kişi ateist olmuşsa yıllardır süren bir sorgulamanın sonucunda olmuştur zaten. O saatten sonra biri için tekrar dönemez. En fazla yalandan döndüm der ama bu durumda da yalan bir hayat yaşayacaktır, o da imkansız yani.
+4
sadakatsiz
(24.03.26)
iyi de müslümanlık böyle bir şey değil.

yani soru yanlış. soru şöyle olmalıydı ;

sevdiğiniz kişi için müslümanlık ile alakalı olumsuz bir yorum yapmayı (ateist olduğunu gösteren olumsuz yorumlar) bırakır mısınız? yani hiç karışmadan ''sen bilirsin, nasıl istersen'' der misin gibi bir şey olmalı.

inancın kalpten değilse zaten müslüman değilsindir ya da hangi inanç ise.
0
OgutucuRecep
(24.03.26)
ateist olan birinin bir daha bir şeye inanması mümkün değildir. keşke o boşluğu doldurabiliyor olsam ama imkansız.

müslüman gibi davranmam gerekiyorsa davranırım. evlenirken imam nikahı kıymıştım örneğin. bayram namazına git deseler ona da giderim, pullarım dökülmez.
0
tchuck
(24.03.26)
Hayır

"Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi."
+3
anon1m
(24.03.26)
Hayır, öncelikle böyle bir şeyi kendime yediremem biri için bir şeylerden vazgeçme fikri hiç bana göre değil hele ki böyle çok kişisel bir konuda.
“Sizi öyle görmek istiyor” dediğiniz kişi sizi sevmiyordur zaten.
0
mutekebbir
(24.03.26)
hayır.
"Sizi böyle görmek istiyor." bunu çok büyük bir saygısızlık ve bencillik olarak algılarım.
karşımdaki kişi sınırını bilmeli. farklı davranırsam da kendime saygımı kaybederim.
0
MtKrt
(24.03.26)
Şarta bağlı sevgi mi olur?

Seni müslüman olarak görmek istiyorum, eğer benim için bu fedakarlığı bile yapamıyorsan o zaman birlikte olmamızın ne anlamı var diyen birine verilecek cevap şu; tamam, senin için müslüman olurum ama ben de seni budist olarak görmek istiyorum. Benim için bu fedakarlığı yapamayacak biriyle birlikte olmanın ne anlamı var?
0
thracia
(24.03.26)
Hayır.
0
logisticsmanager
(24.03.26)
benden bunu isteyecek biriyle zaten birlikte olmam.
+1
my fault
(24.03.26)
İnanmıyorsam inanmıyorumdur. Dolaysıyla hayır müslüman ya da başka bir din inananı olamam, istesem de olamam. Böyle bi şey istemesi de dünyanın en saçma şeyi olur. İçi öyle rahat edecekse dini ritüel ve ibadetlerine eşlik ederim ama inanmadığımı bilir yani inanıyormuş gibi yapmam
0
mezzosprite
(24.03.26)
Ben ateist olsaydım, durum İslam kültürüne nasıl baktığıma göre değişirdi. Eğer evrende bir yaratıcı ve yönetici olmadığına inanıyorsam, İslam Peygamberini de zamanın kötü uygulamalarını ve insanlarını ıslah etmeye çalışan bir aktivist/devrimci lider gözüyle görüyorsam, İslam dininin temel prensipleri ve pratiklerini zararlı görmüyorsam; böyle bir durumda kültürel müslüman görünürdüm. Toplu ibadetlere ucundan/asgari ölçüde iştirak ederdim. Hâlâ ateist olsam da, sevdiğim kişinin inancına adapte olur, "müslümanım" derdim. Ramazanda orucumu tutar, susayınca gizlice içerdim mesela.

Eğer ateist olup, İslamı zararlı ve kötü bir din olarak görseydim, yalandan da olsa müslüman görünmez, kendi prensiplerim ile çelişmezdim. Aynı şekilde, ateizmi sadece inanç ve düşünce olarak değil de, bir dünya görüşü ve beni ben yapan değerlerden biri olarak görseydim, yine müslüman olmazdım, görünmezdim.

Bir de şöyle bir ihtimal var: Eğer, gerçek anlamda sırılsıklam aşık olsaydım o kişiye, zaten kalbimde ondan başkasına yer kalmazdı. O "namaz kıl" dese namaz kılar, "öl" dese ölür, "öldür" dese öldürürdüm. Böyle bir durumda pratikte tam müslüman olurdum. Ama hakikatte dinim İslam değil de o kişi olmuş olurdu. Tabii bu ilelebet sürmezdi. Kavuştuktan sonra en geç 3-5 yıl içinde ayaklarım yere basar, kendi fikir ve düşüncelerime yeniden kavuşurdum...
-3
yadigar
(24.03.26)
İnsanlar kendini ne sanıyor, ne bu özgüven anlamadım gitti. Biri istedi diye inanmadığın şeye mış gibi yapınca başı göğe mi erecek sevgilinizin? Ego tatmininden başka bir şey değil.
+1
ekimoloji
(24.03.26)
istemekle olacak bir şey değil bu konu.

bunu talep eden sevgili itikat kavramından bihaber belli ki. nitekim öyle biriyle ilişki yaşamam. aklıma şu haber geldi:

topraksergen.tv
0
yurtsuz john
(24.03.26)
Ateist degilim.
Müslüman ol diyen biriyle cay bile icmem.
0
Purple life
(24.03.26)
Anket bana hitap etmediği için katılmadım ama bazı şeylere açıklık getirmek lazım.
Sevilen kişi için değil Allah (celle celaluhu) rızası için müslüman olunur. sevilen kişi de buna vesile olmuş olur .
Öyle ki ayrılık vaki olsa bile kişi imanını , sevdiği kişiden ayrılsa bile korumalıdır.

Sadece dil ile kelime-i şehadetin söylenmesi yeterli olmaz, kalben de şüphesiz olarak inanmak gerekir.

Ankette hayır şıkkının çokluğu gösteriyor ki İslamdaki bir çok şey nefse ağır gelmektedir. Oysa nefse ağır gelen şeylerde çok "hayırlar" vardır .
-2
diyecevaplandı
(24.03.26)
(5)

Samsung led tv de çıkan beyaz noktalar ve çözümü?

mikahakkinen
samsung ue40ju6570 tizen 2015 model bir tvim var. Sırayla 3 tane beyaz nokta çıktı. Yapay zekaya sorduğumda lens düşmesi olduğunu belirtti. Led bar değişimi ücreti ortalama ne kadardır?
samsung ue40ju6570 tizen 2015 model bir tvim var. Sırayla 3 tane beyaz nokta çıktı. Yapay zekaya sorduğumda lens düşmesi olduğunu belirtti. Led bar değişimi ücreti ortalama ne kadardır?
0
mikahakkinen
(22.03.26)
noktalar piksel gibi (iğne ucu kadar) ufak mı yoksa fındık gibi büyük mü ? eğer büyükse yapay zeka haklı, değilse panel sıkıntısı
0
kimlanbu
(22.03.26)
eğer istanbul'da oturuyorsanız "İstanbul Elektronik" ile iletişime geçebilirsiniz, konum olarak Ümraniye'de dükkanları.
Bu numaradan whatsapp üzerinden sorunu anlatabilirsiniz:
0534 234 05 20
0
b30wu7f
(22.03.26)
eğer sorun led bar ise değişimi kendinizde yapabilirsiniz. model numarası olarak aratınca set halinde satılıyor. el yatkınsa bir iki youtube videosu izleyip yapılabilir.
geçen bizde de seg marka eski bir tv ledleri bozuldu. tamirci yan sanayi lede 2500 lira istedi hepsiburadan dan 200 liraya aldım kendim taktım.
biraz dikkatle yapılmayacak bir şey değil.
0
my fault
(22.03.26)
@kim la bu fındık gibi büyük
0
🌸mikahakkinen
(23.03.26)
geçen hafta lg değiştirdim komple değiştirdiler 3500 verdim, 1 ledde sorun varmış o yüzden ekran komple siyah oluyordu bizim tek led yerine hepsini değiştirmek daha uzun ömürlü olur dediler, orjinal taktılar 1 sene garantili, garantisiz yan sanayi olanı 3000 di
0
eja
(23.03.26)
(4)

Lazer göz ameliyatı

arbre
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.Miyop ve astigmat bu arada.
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.

Miyop ve astigmat bu arada.
-5
arbre
(22.03.26)
Bu mu derecen 0.50?
-1
Kahvedesu
(22.03.26)
Kahvedesu, sol evet. Onu yaptırmadan oluyor mu demek istiyorum. Sağ daha yüksek.
-3
🌸arbre
(22.03.26)
bates metodunu bir araştırın. kanıtlanmış bir yöntem değil ama düşük numaralarda denenebilir.
sağ gözün kaç numara. 0,50 gibi dereceler çok yüksek değil. bu dereceler için lazer gereklimi tartışılır. tek göz yaptıranı hiç duymadım.
0
my fault
(22.03.26)
selamlar bildiğim kadarıyla tek göze lazer yapabiliyorlar ama kornea kalınlığı gibi faktörlere bağlı olarak yapılabilirliğine karar veriyor doktorlar. tabii işinin ehli bir göz doktoruyla görüşmek en garantisi olacaktır. geçmiş olsun.
0
ma ya
(22.03.26)
(2)

Akbank emekli maaşını taşıyana faizsiz 50.000 veriyor mu?

anaphylacticshock
Merhaba, Bankaya telefon açacağım ama önce burada tam prosedürü öğrenmek istedim. Annem böyle bir şey duymuş, hatta bilgi edinmek için link bile verdi ama emin olamadım. Anne babası ya da kendisi bu kampanyadan yararlanmış birileri var mı? Detay verebilir misiniz? Bankalar böyle kampanyalarda kıllık
Merhaba,

Bankaya telefon açacağım ama önce burada tam prosedürü öğrenmek istedim.

Annem böyle bir şey duymuş, hatta bilgi edinmek için link bile verdi ama emin olamadım.

Anne babası ya da kendisi bu kampanyadan yararlanmış birileri var mı?

Detay verebilir misiniz?

Bankalar böyle kampanyalarda kıllık yapıyorlar genelde.
Yok mobilden başvurucaktın, yok önceden haber salacaktın, yok şu eksik bu fazla diye diye bahane uydurup böyle kampanyalardan yararlandırmayabiliyorlar.
0
anaphylacticshock
(20.03.26)
sayfasında detaylar vardır iyi okumak lazım.
faizsiz ama dosya masrafı, sigorta falan ek ücretler var mı?
ayrıca forumlarda herkese vermedikleri söyleniyor. kredi isteyince olumsuz cevap alan çok kişi var.
sanırım ziraat bankasıda taşımaya kredi veriyordu.
0
my fault
(20.03.26)
en iyi cevabı donanımhaber'deki emekli forumlarından alırsınız. ben şu kadarını söyleyeyim, emekli kampanyasıyla geleceği için uygulamada "emeklilere özel kampanyalar" sekmesi oluyor, oradan her türlü seçeneğini görecek. yeni müşteriden çok "emekli" olarak geldiği için sınırlar net olur; varsa vardır. yani kısacası emekliye faizsiz x bin lira kredi ya da artı para var diyorsa verir.
0
suyin
(20.03.26)
(3)

Fotoğraf makinesi hafıza kartı

arbre
Fotoğraf makinesi alacağım ve hafıza kartı da almam gerekiyor. Şu anki teknolojiyle kaç GB hafıza kartı iyi olur? 128 GB iyi olur mu? Bir de aynasız makine için almam gereken neler var? Sensör temizliği yapılıyor bildiğim kadarıyla. Teşekkür ederim.
Fotoğraf makinesi alacağım ve hafıza kartı da almam gerekiyor. Şu anki teknolojiyle kaç GB hafıza kartı iyi olur? 128 GB iyi olur mu? Bir de aynasız makine için almam gereken neler var? Sensör temizliği yapılıyor bildiğim kadarıyla. Teşekkür ederim.
-4
arbre
(20.03.26)
Ben raw + jpeg şeklinde 10 günlük japonya tatilimde 14gb yer harcamışım, toplam 521 tane fotoğraf var. 128 gb yeter, ama yazma hızının yüksek olmasını tavsiye ederim. SanDisk Extreme serisi kartlara bak bu yüzden. bir de kamerana ekstra batarya al 1-2 tane daha, + onlar için ufak şarj aleti ve powerbank. bende de aynasız makine var lumix gx85 ekstra bir şey almadım sensör falan kirlenmedi daha.
0
nahtoderfahrung
(20.03.26)
tek 128gb yerine iki tane 64 gb almak daha mantıklı. karta bir şey olur, evde unutursun falan yanında ekstradan kart olması her zaman avantaj. kart alırken önemli olan yazma hızının yüksek olsun.
ayrıca aynasızların en büyük sorunu batarya yanında fazladan 1 hatta 2 batarya olmalı.
sensör temizliği gerekli olursa yetkili servisten yaptırırsın.
0
my fault
(20.03.26)
Video çekeceksiniz ki muhtemelen çekersiniz çoğu makine de 4k video çekiyor ona yetişecek yazma hızı tavsiye edilir.
0
anon1m
(20.03.26)
(9)

Radar Cihazlarının Hassasiyeti

eisberg
Kanun değişmişti geçenlerde malum. Artık +6 - 10 km/s arasına 2k, 11 - x arası 4k diye artarak gidiyor. Bu hız ölçüm cihazlarının hassasiyeti ne kadar acaba? 10 mu 11 mi karar verecek doğruluğa sahip ölçüm cihazları ile mi yapıyorlar ölçümleri?
Kanun değişmişti geçenlerde malum. Artık +6 - 10 km/s arasına 2k, 11 - x arası 4k diye artarak gidiyor. Bu hız ölçüm cihazlarının hassasiyeti ne kadar acaba? 10 mu 11 mi karar verecek doğruluğa sahip ölçüm cihazları ile mi yapıyorlar ölçümleri?
0
eisberg
(18.03.26)
Bu tip ölçerler fabrikadan gayet hassa ölçüm yapacak şekilde çıkar, zamanla kalibrasyon denen hassasiyet ayarlarını yaptırmak gerekir. Merak edilen, bu cihazların kalibrasyonlarının periyodik yapılıp yapılmadığı olmalı. Onu da bizler bilemeyiz ancak kurumdan biri, memur falan kendi tecribesinden bilebilir, buraya yazar mı o ayrı konu.
0
covered
(18.03.26)
avukatlık yapan hukuk hocam kendisine kesilen tüm cezalar için yanlış ölçmüş diye mahkemeye itiraz ederek ödemiyorum demişti, kabul edildiğine göre kalibrasyon olayı düzenli olmayabilir
0
eja
(18.03.26)
@covered "gayet hassas" dediğiniz nedir hocam? +- 0,5 mi? 0,1 mi?
0
🌸eisberg
(18.03.26)
Radar hassasiyetinin yanında senin hız göstergenin doğruluğunu da düşünmen lazım.
Radar belirli periyodda kalibre edilebilir ama aracın hız göstergesinin doğruluğu lastik aşınmışlığından bile etkilenir.
Uygun olanı öyle üçe beşe takılmayıp limitlerde dolaşmamak.
+1
Mirket
(18.03.26)
mirket +1 sen kaçla gittiğine nasıl emin olacaksın
0
jülsezar
(18.03.26)
Soruya bir cevap değil ama bir çok ülkede araç üreticilerinin yasal olarak aracın hızını olduğundan daha yavaş göstermemeleri gerekiyor, bu yüzden sorun yaşamamak için de genelde hız göstergesini aracın gerçekte gittiği hızdan daha hızlı gösterecek şekilde kalibre ediyorlar. Dolayısıyla araç 100 gösterirken sen aslında 95-96 ile gidiyorsun. Yani kameranın kalibrasyonundan bağımsız normalde sınırın baya bir üzerinde gitmen lazım ki yakalanasın.
0
salihdt
(18.03.26)
yüzde 10luk tolerans payı işte bu sebeple vardı. alet yanlış ölçebilir diye sana yüzde 10 iltimas tanıyordu. ama halkımız bunu yüzde 10 daha hızlı gitme diye algılayıp +10un üstüne çıkıp birde alet yanlış ölçüyor diye itiraz ediyorlardı.

mirketin dediği çok doğru madem radardaki cihazın hassasiyetini sorguluyorsun o zaman senin aracındaki hız göstergesinin doğruluğuna nasıl bu kadar güvenebiliyorsun.
+1
my fault
(18.03.26)
Cihazların hata payını sormuşsunuz. Normalde 1000’de uzerinden degil de yuzde uzerinden hata payi verisi olan cihazlar ortalıkta “ben hassas ölçüm cihazıyım” diye gezemez. Bu cihazlarin temel gorevi hızı olcmek degil belgelemek daha cok, polis göz karari hizli gidiyirsun diyemeyecegi için var bu cihazlar. Bize düşen az daha yavas gitmek çunku kendi aracinin km gösterge sapmasından emin olup, 90lik yolda 90la gidip ceza yiyen var.
0
covered
(18.03.26)
ne kadar kalibre edilirse edilsin.
ben tesla aracımla 140 ile gidiyordum, arkamda arkadaşım geliyordu telefondaydık. onda 156 yazıyormuş. aynı hızda, arka arkaya gidiyorduk.

şimdi gerçekte 155 ile gidiyorsam ben suçlu muyum örneğin?
0
tchuck
(18.03.26)
(10)

Kira depozitosu niye dolar cinsinden alınıyor

nundu
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır
Son zamanlarda duymaya başladığım bir olay bu. Benim bildiğim girişte bir kira kadar verilir, çıkarken de son ay kira ödenmez şeklinde işliyor, şu ana kadar kaldığım her evde bu şekilde oldu. Ama hem geçen gün arkadaş ortamında yeni ev tutacak bir arkadaşa verilen "depozitoyu dolar cinsinden yazdır sözleşmeye" tavsiyesi, hem de aşağıda 1000 dolar depozito sorusunu görünce aklıma geldi. Bu sene evden çıkacağım muhtemelen, üç sene önce girerken bir kira bedeli verdim 7000 lira. Çıkarken al 7000 liran git mi diyorlar artık? Hukuki bir değişiklik mi oldu yoksa hep böyleydi de genel uygulama son ay kira almama şeklinde iyi niyetten mi oluyordu?
0
nundu
(17.03.26)
Cahilliklerinden yapıyorlar.
Her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik olma durumunda döviz karşılığı sözleşme yapması yasaktır.

kulacoglu.av.tr
-1
Mirket
(17.03.26)
nasıl ilk girişte 1 kira ödeyip çıkışta 1 kira ödemeden çıkıyorsun.
bu söylediğin şey depozito olmuyor ki?
+2
sivri sinek
(17.03.26)
@edmond honda
@sivri sinek

İlk girişte peşin bir kira, bir kira bedeli depozito ve bir kira bedeli emlakçı ücreti ödeniyor benim şu ana kadar tuttuğum tüm evlerde. Çıkarken de ev sahibi bir kira bedeli depozito ücretine denk olarak son ay kira almadı. Evden kaçarak çıkmadığım, iki ay öncesinden haber verdiğim için ev sahibi açısından bir sorun yaratmadı. Mantıken Ayın 15'inde kirayı atıp 25 gün sonra evden çıkarken depozito olarak geri almamla son ay kira vermemem arasında majör bir fark yok. İsteyen olursa öyle de yapılır da benim denk geldiğim ev sahipleri (ailemin ve benim de kirada evim var, kendim de ev sahibi olarak) hep öyle yaptık. Tüm Türkiye'de sistem böyle değil mi yahu?

Üç aylık depozito istiyorlarsa da sözleşmeye üç aylık kira bedeli yazılır, o miktar alınır yine dolara gerek yok
0
🌸nundu
(17.03.26)
son ayı ödemem depozitodan saysın diye bir dünya yok. depozito(güvence bedeli) ayrı şey kira ayrı şey. ev sahibi icra takibi başlatıp o son ayın kirasını alır.
en fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito istenebilir. o da banka hesabı açılıp oraya yatırılmalı. iki tarafın onayı olmadan kullanılamaz olmalı. böylece verilen paranın değerini korunması amaçlanır.
dolar depozito verme mantığı da yine param değerini kaybetmesin diye. bu arada kira kontratları döviz cinsi olamaz ama döviz cinsi depozito verilebilir.
sözleşmeye bir/iki kira bedeli kadar şeklinde yazılmalı, doğrudan verilen para yazılırsa ev sahibi ilk aldığı para kadar iade eder. sonra uğraşır durursun.
+1
my fault
(17.03.26)
1 kira bedeli depozito odediysen cikarken 1 kira bedeli olarak mahsuplasirsin zaten degerini kira guncellemeleriyle korumus oluyor ancak dolar olarakta depozito verilip alindigi olur bunda garip bir durum yok asil sark kurnazlari 1 kira bedeli alip sonra ben bir kira bedeli almadim 7000 lira aldim simdi sana 7000 liran diyebilir buna dikkat etmek icin sozlesmede mutlaka depozito kismina 1 kira bedeli olarak belirtilmesi gerekir
+3
tahtakafa
(17.03.26)
bu soruyu kendi içinizde muhakeme edip sormak için türkiyede yaşamıyor olmanız gerekiyor. sanırım hiç türkiyede bulunmadınız.
0
plastic_angel
(17.03.26)
evden çıkmadan depozitoyu neden iade ediyor ki ev sahibi? bana ilginç geldi. kiracı evden çıkacak, eşyalar taşınacak, evde hasar olup olmadığı o zaman anlaşılır.
+2
co2s2
(17.03.26)
depozito bedeli olarak kontrata ne yazmışsan onu talep edebilirsin. en önemli durum şurası aslında diyelim ki 2022 ocak ayında bir depozito bir kira olarak 10000 tl den girdin.
2026 da 40000 tl oldu kiran 3 kira ödedin nisan ayında ben çıkıyorum dedin.zurnanın zırt dediği nokta burası .depozitonu almayı bırak ev sahibi senden Makul Süre Tazminatı adı altında 3 ay ( eğer evi kiraya veremezse ) x 40.000 tl alır.
bunu da göz önünde bulundur.
0
jamswety
(17.03.26)
dovizle sozlesme yapmak yasak, dogru.
ama dandik ekonomi yonetimi yuzunden de insanlar kendilerini saglama almak zorundalar.
bu kadar basit.
-1
cooperr
(17.03.26)
Sözleşme dediğin şey, konuyu aranızda çözemezseniz mahkemeye sunacağınız belge değil mi?
Sunduğunda savcının hakkında 3 bin ila 25 bin lira arası idari para cezası uygulayacağı, muhtemelen de geçersiz sayacağı belgeyi mahkemeye niye sunasın ki?
Paylaştığım linkteki 5. maddeyi okusana.
Kendini nasıl sağlama almak bu?
+1
Mirket
(17.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(15)

Kafayı nasıl resetliyorsunuz?

tiredofwaiting
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
tiredofwaiting
(15.03.26)
-Kardiyo egzersiz. Podcast esliginde. Müzik degil. Müzik dinlerken spor yapamiyorum. Modum falan düsüyor. Ama podcast beni yükseltiyor.

- bos bos weekly vlog fln izlemek. Amerikali kanadali kizlarin haftalik vloglari. Sunu aldim, sunu bitirdim, surayi temizledim fkfkfkf

- gossip girl veya yaprak dökümü izlemek. Aski memnu da olur. Benim oldugum ülkede full bölümleri yok.

- temizlik yapmak, carsaflari degistirmek, ardindan dus cilt bakimi ve tertemiz carsafla uyumak

-oje sürmek

Ilham olur umarim :)
-2
Purple life
(15.03.26)
Yoga ve meditasyon yapıyorum. Yürüyüş yapmak da çok iyi geliyor bana. Resim yapıyorum, boyama kitabı boyuyorum. Kedilerimle ilgileniyorum, oyun oynuyoruz.

Doğada vakit geçiriyorum. Sokakta yaşayan hayvanları seviyorum, konuşuyorum onlarla.
0
rock n roll
(15.03.26)
Bazen içinde bulunulan duruma göre değişiyor.
Normal şartlarda sıradan hatta usendirici bir aktivite gibi hissetiren bir kafede oturup çay kahve içmek şu an benim için en büyük ihtiyaç gibi bir şey.

YouTube da kaydırma yapmak skeç, talk show izlemek iyi gelir bazen.

Mutfakta farklı tarifler denemek.

Kedi köpek sevmek.

Alışveriş yapmak.

Bir ara yapay zeka ile fikir alışverişi yapmak çok sarıyordu şimdilik rafa kaldırdım.

Kelime oyunlari oynamak. Bir de GeoGuessr oyununa sardım.
+1
egerbiryolcu
(15.03.26)
Yürüyüş
Uyumak
+1
mutekebbir
(15.03.26)
sahilde yürüyüş en iyi yöntem.
+1
my fault
(15.03.26)
Yürümek.
Yüksek ağırlıklı antrenman.
3 dakika kadar meditasyon.
Mindfulness yapmak, çiçeğe böceğe bakmak.
+1
logisticsmanager
(15.03.26)
içiyorum
+1
yurtsuz john
(15.03.26)
En masrafsız rahat ve ulaştığı bir olan Tabii ki yürüyüş
Bir de davul çalmak çok rahatlatıyor beni sanırım ondan daha rahatlatan yok dolayısıyla odaklanabileceğin bir hobi işini çözer.
+1
kisa
(15.03.26)
Bisiklet sürüyorum, süremediğim günlerde yürüyorum.
+1
chicha_v2
(15.03.26)
normalde uyuyunca bir nebze resetleniyor zaten. bütün harddiski resetleyemezsin ama gün içindeki zihinsel gürültüyü kısmak için düşünsel olarak biraz iradeli olmak lazım. yoksa kafa kendi kendine autoplay’e geçiyor. spor, müzik dinleme gibi bazı aktiviteler gürültüyü geçici olarak pause ediyor, tatil/seyahat gibi şeyler ise biraz daha uzun :)
+1
ermanen
(15.03.26)
super lemon haze severim. eve girmeden ince bir joint yapar o yorgunlukla kendimi sokağa atarım. veya evin arka bahçesine. sıfır ses. ilk dumanı aldıktan sonra yeni dünyanın perdeleri açılır. o günün sabahından, daha önceki dertlerden hiçbiri kalmamış. kendi sessiz evrenimde kafamı hangi yöne çevirirsem düşüncelerim o tarafa akar.
0
birdirbir
(15.03.26)
Spor salonu çıkışında veya bir saat hiç başımı kaldırmadan kitap okuduğumda resetlenmiş oluyor.

Gün sonunda da sesli kitap dinlemek veya youtube'da yağmurda sokak yürüyüşü veya karavan-çadır kamp videoları izlemek işe yarıyor.
0
Mirket
(15.03.26)
Kardiyo ve motosiklet sürmek
0
baldan kaymak
(15.03.26)
bazen hiç yapmadığın bir şeyi yapmak ancak resetler kafayı
0
co2s2
(16.03.26)
20 km üzeri koşu.

7-8 tane soğuk sevdiğim bira.
0
kumandanim
(16.03.26)
(4)

check up'ta her sağlık sorunu tespit edilir mi?

runaway
Mesela dizde bir ağrı var. Bunun nedenini check up yaptırınca bulabilirler mi?
Mesela dizde bir ağrı var. Bunun nedenini check up yaptırınca bulabilirler mi?
0
runaway
(12.03.26)
hayır check up her şeyi göremez tabii ki. binlerce test var.

spesifik bir şikayet varsa ona göre bölüme gitmek daha mantıklı. check upta çok yüzeysel bakılır.
0
jelly bear
(12.03.26)
no.
check up genelde içinde maddeleri ile gelio ona göre seçiyorsun, eğer ortopedi doktoru mr içeren paket seçersen tespit eder belki kan testiyle çikan ki romatizmal bi rahatsızlıksa o kan testi olan paket lazım. romatizma standard paket içinde yoktu
check up paketleri genelde dahiliye+ kardioloji muayene standard kan sayımları oluyor
kadınlar için erkekler için özel üroloji veya kadın doğumluk paketler oluyor
0
eja
(12.03.26)
seçilen pakete bağlı olarak büyük ölçüde kritik bir sorun veya eksik varsa tespit edilebilir. diz ağrısı biraz uç bir örnek olmuş, kan değerlerine yansıyan bir enfeksiyon vs. yoksa çıkmaz.
0
surprise
(12.03.26)
diz, eklem sorunlarını gösteren check up hiç duymadım.
onun için doğrudan ortopediye veya fizik tedaviye gitmek daha faydalı olacaktır. romatolojik bir sorun varsa onlar romatolojiye sevk ederler.
check up daha çok iç organların incelenmesi, dahiliye, kardioloji muayenelerini kapsar. aslında imkan varsa gastro özellikle yaşta varsa endoskopi/kolonoskopi eklenmesi daha iyi olur.
0
my fault
(12.03.26)
(9)

Doktorlar neden devlette çalışıyor?

michael_knight
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum. E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
Bir uzman hekim devlette çalışınca ayda 150 bin lira, özelde çalışınca 500 bin lira civarında kazanç elde ediyor gibi anlıyorum.

E gerçekten böyle olsa hiçbir doktor devlette çalışmaz, nasıl oluyor bu iş?
-1
michael_knight
(11.03.26)
Bir ara bir doktor, yeşil pasaport hakkı kazanmaya ne kadar zamanının kaldığını soruyordu.
+1
Mirket
(11.03.26)
özelde cmtsi günü de calistirirlar.
bir de cok iyi bir ismin vs yoksa özelde de köle gibi calistiriyorlar.
ayrica malpractice davalari özelde daha cok oluyor. devlette calisinca arkanda hastane oluyor. özelde doktoru korumazlar.
+2
Purple life
(11.03.26)
bazi doktorlarin ozelde 500 bin kazanabiliyor olmasi doktorlar ozelde 500 bin kazaniyor demek degil.

bir uzman hekimin devlette 150 bin kazaniyor olmasi da uzman hekimler devlette 150 bin kazaniyor demek de degil.
+2
ghilleinthemist
(12.03.26)
o devlet hastanesindeki doktorlardan birinin eşiyim.

öncelikle şu gerçek; aynı performansla özel hastanede daha fazla para kazanabilirsiniz. doğru. çalışma ortamı daha konforlu, ortam 5 yıldızlı otel gibi, yemekler güzel. burada hemfikiriz.

ancak ;
Devlet memuru statüsü, özel sektöre göre çok daha yüksek bir iş güvenliği sağlar. Özel hastanelerde "ciro odaklı" baskılar veya işletme kararlarıyla işten çıkarılma riski varken, kamuda böyle bir şey olmaz.

izin süreleri çok daha yüksek ve kullanım odaklı. şimdi sordum bu sene çatır çatır kullanacağı 30 gün izni var. geçen seneden de 14 günü varmış, onu da kullanacak. cumartesi günleri çalışmaz. gecenin köründe hasta ya da hasta yakını aramaz, ararsa ona cevap verme zorunluluğun yok.

diğer taraftan malpraktis davalarında devlet daha güvenli.

bir başka etken yeşil pasaport :)

mesleki olarak bakacak olursanız; vaka çeşitliliği ve tecrübe açısından kesinlikle devlet daha iyi.

farklı bir nokta vereyim ; kendi hayatımızdan örnek, eşim yaklaşık 25 yıldır cluster baş ağrısı hastası. 13-14 ayda bir yaklaşık 1 ay hayattan kopuyor. iş hayatı yok, ev hayatı köstebek formunda ses ve ışık yok. mesela devlette bu sürede rapor ve izin alabiliyor. ama özel hastanede bu durumda o departmanı 1 ay kapalı tutmaları mümkün olmayabilir ve iş devamlılığı gerekçe gösterilerek çıkartılabilirsiniz. bu durum kalp krizi geçirirsiniz de böyle, halı sahada bacağınızı kırarsınız da böyle, bel fıtığı olursanız da. devlet bu konuda daha 'anlayışlı' ve 'şefkatli'.
+6
galahad reloaded
(12.03.26)
özel hastane eşittir ticarethane. sana ne kadar yüksek maaş verirse beklentisi de senden artar. özelde çalışıyorsan, instada reklam yapman gerekli, sürekli hasta bakman gerekli, hasta olmasa da hastadan bin tane test görüntü isteyip yalan söylemen gerekiyor. devlette 4 de bırakırsın bugün hasta bakmıcam dersen de kimse bir şey demez.
+1
mikahakkinen
(12.03.26)
özel hastane her doktoru hop diye almıyor ki çoğu öneri ile geliyor , özellikle genç ise okul hocalarından tanıdık varsa hocası tavsiye ederse geliyor. doktorluk tecrubesi ve vaka sayısı veya ameliyat sayısı çok veya hastası çok olan gibi bildiğim kriterleri var.
0
eja
(12.03.26)
özelde ya köle gibi çalıştırıp daha az para veriyorlar, ya da çok kalifiye doktorlara çok para veriyorlar.

ek olarak özellerdeki doktorlarıma gece mesaj atmaya falan çekiniyorum ben mesela sonuçta ölmek üzere değilim. niye aramadınız vs. lütfen çekinmeyin arayın 24 saat diyorlar. çok normal karşıladıkları belli. hoş değil.
0
aguen
(12.03.26)
özel prof veya doç isen ve biraz sosyal medya bilinirliğin varsa, hasta sayın fazlaysa iyi para kazanıyorsun. belki tıp merkezi tarzı yerler daha iyidir. yoksa zincir hastaneler kölelikten beter.
devlette ki uzman hekimler 150 binden fazla kazanıyorlar. döner sermaye ek ödenekle 300 bini buluyor olması lazım. tabi döner sermaye ücretleri hastaneden hastane de çok değişiyor.

birde bazı özellerde sana şirket kurdurup fatura kestirtiyorlar. sadece o hastanenin muayene odasını kullanmış gibi oluyorsun. bir anlamda esnaf kurye gibi bir durum var.
0
my fault
(12.03.26)
devlet doktorlarının çoğu özelde çalışabilecek yetkinlikte değil.
-1
thawne
(12.03.26)
(19)

Ayran içiyor musunuz

arbre
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
-6
arbre
(07.03.26)
ben gazlı içecekleri tamamen hayatımdan çıkarttım. içeceksemde sadece ayran içiyorum.
+1
my fault
(07.03.26)
%100 meyve suyu ürünleri de olabilir arada ikame olarak.
+1
biravekahve
(07.03.26)
Kola içmeye çok uzun bir ara verip tadına baktığında ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlayacaksın. Ben hemen hemen 25 yıldır kola içmiyorum arada bir yerde tadına baktım zehir gibi geldi.
Bunu denemek için direnebildiğin kadar diren :)

Ayran çok severim ama kapalı ayran sevmem birçok yerde açık ayran yoksa bir şey içmem.
Kolaya dönmemek için alternatif ekleyebilirsin maden suyu gibi.
Metrolarda satılan taze sıkma portakal suları güzel ama ne derece temizdir bilmiyorum.

Ben genelde bir şey içeceksem bunları tercih ediyorum.
İçki dışında kapalı içeceklerde çok seçiciyim hepsi çok kötü, çocukken vişne suyu içerdim artık hepsi leş, vişne suyu bile değil “vişneli içecek” yazıyorlar o derece.
0
mutekebbir
(07.03.26)
Lahmacun ve pogaca-borek türü yiyeceklere ayrandan baska yakisan bir icecek yok.
+2
duster
(07.03.26)
Hiç bırakmadık ki .
Ama içine az tuz , biraz da limon sıkılmalı.
-1
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ayran ve kefir içiyorum onların yeri ayrı. Gazlı içecek istiyorsam da wefoodun karadut özüyle maden suyunu karıştırıp içiyorum, kolaya sağlıklı alternatif.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Sürekli içiyorum
-1
Hallegadola
(07.03.26)
evet, içilmez mi :D et yemekleriyle içmiyorum ama emilimi azaltıyor diye. şalgama alışmaya çalışıyorum son zamanlarda. haftada bir iki kez maden suyu beypazarı. paket herhangi bir meyve suyunu tüketmiyorum. bazen marketlerde görürsem ve canım çekerse katkısız soğuk çayları tüketiyorum. kefir içiyorum.
0
black holes in the sky
(07.03.26)
iki günde bir şişe deviriyordum. sonuç; aşırı kalsiyum.
şimdi de ayranı bırakmaya çalışıyorum.
0
WithWorth
(07.03.26)
Ayran yerine soda/maden suyu içilebilir.
0
efx
(07.03.26)
ayran içerim bolca. kolayı senede 5 bardak belki içerim.
0
benibulmanlazim
(07.03.26)
Aramam ama bazı yemeklerde ayran güzel oluyor cidden.

Ayran + Soda ayrı bir tat oluyor.
0
put it in your appropriate place
(07.03.26)
sudan sonra en çok içtiğim içecek. dolapta hep bulunur çok severim.
0
jelly bear
(08.03.26)
Haftada bir falan içiyorum.
Zehir değil ya bu?
Aman zehirse de ne zehirler yiyoruz buna gelene kadar.
0
parka
(08.03.26)
Yemeğin yanında sadece ayran içiyorum veya yoğurt yiyorum. Kola bir çeşit bağımlılık, şu an bir hafta yemeğin yanında kola içsem, hatta belki daha kısa süre, canım sürekli kola ister. Kolayı neredeyse tamamen bıraktım, sadece ayda yılda bir çok yaygın olmayan bir çeşit kola alıp içiyorum. Yılda 1 litre falan.

Soruya da cevap vereyim, 15 yıl önce falan çalıştığım yerden dolayı yemek yanı kolaya alışmıştım, bıraktım ayrana geçtim, zor olmadı.
0
mbond
(08.03.26)
züber ice tea yi öneririm alternatif olarak
0
renegade
(08.03.26)
kolayı bırakalı 10 yıl olacak, ben de yerine ayranı koydum. özellikle özerhisar ayran tercihimdir. ayranın tek problemi tuz tüketimini arttırması. bu yüzden yemek yanında sade maden suyu da içilebilir, içine limon sıkınca da güzel oluyor.
0
inveniam viam
(08.03.26)
Evde yoğurttan kolaylıkla yapılabiliyor diye hiç ayran satın almadım. Evde de yapmadım. Yani içemiyorum :)) ama içilir yani severim. Kefir alır içerim mesela devamlı o da çok güzel. Kola çok iğrenç bir tat bence, içmeyin.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
ayranı çok tuzlu bulduğum için kefir içiyoruz.

bir de çocuğumun beslenmesine koymak için aldığım sizzle-pop marka meyve suları var. gazlı içecekleri ve soğuk çayları da var sanırım denemedim ama meyve suyunu aile boyu çok sevdik. öneririm.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(3)

Devlet Hastanesi'nde prof doktora muayene ücreti oluyor mu?

egerbiryolcu
Böyle bir şey duydum doğruluğu nedir? Devlet Hastanesi'nde prof doktorlara veya belki de doçent doktorlara da muayene ücreti verip böyle bir hizmet de alinabiliyormus. Bunun geçerliliği nedir varsa ne şekilde süreç işliyor?
Böyle bir şey duydum doğruluğu nedir? Devlet Hastanesi'nde prof doktorlara veya belki de doçent doktorlara da muayene ücreti verip böyle bir hizmet de alinabiliyormus. Bunun geçerliliği nedir varsa ne şekilde süreç işliyor?
0
egerbiryolcu
(05.03.26)
üniversite hastanelerinde oluyor ben her zaman böyle muayene oluyorum gazi üniversitesi hastanesinde.
telefonla veya internetten öğretim üyesi randevusu alınabiliyor.
muayene olduktan sonra vezneye gidip karttan ödüyorum.
şehir hastanelerinde yok diye biliyorum.
0
Hallegadola
(05.03.26)
o durum üniversite hastanelerinde var. öğretim üyesi muayenesi diye geçiyor. ekstra ücret ödeyip hocanın odasında muayene olunuyor. çapa ve cerrahpaşada var.
eğitim araştırma veya şehir hastanelerinde denk gelmedim.
0
my fault
(05.03.26)
Üniversite hastanesinde var, iki sene önce mesai saati dışında akşam saatinde profesöre muayene olmuştum fiyatı da makuldü. 600 tl civarı bir şey ödemiştik.
0
ekimoloji
(05.03.26)
(8)

Masseter botoks iyi bir sey mi, kotu mu

Kittie
Dun dislerimi sikmaktan cenem kilitlendi sanki. Artik biktim bu durumdan. Iki adet saglam disim kirildi 3 yil icinde. Dis doktorum once plak demisti, yaptirmadim. Ertesi yil gittigimde plaklik degilsin artik, bi aparat var onu takicaksin demisti. Ben de hic ustunde durmamistim. Doktorum kisacasi bot
Dun dislerimi sikmaktan cenem kilitlendi sanki. Artik biktim bu durumdan. Iki adet saglam disim kirildi 3 yil icinde. Dis doktorum once plak demisti, yaptirmadim. Ertesi yil gittigimde plaklik degilsin artik, bi aparat var onu takicaksin demisti. Ben de hic ustunde durmamistim. Doktorum kisacasi botoks yapmiyor.

Artik cenemin sekli degisti. En son check up'ta doktor, dis sikiyosun, disaridan belli demisti ceneme elleyip :(

O da botoks yaptir dedi.

Simdi sorularim:
Kime yaptirilir bu is? (Plastik cerrah diyen var, dis hekimi diyen var)

Kimi onerirsiniz? Yani isim olarak.

Yanaklarim coker mi (yanaklarim sarkti diyen bir kisi gordum masseter yorumlarinda)
Yuzum degisir mi? (Bu istemedigim bir sonuc olur...) (Ceneden bagimsiz soruyorum. Cunku bu isi estetik amacli yaptiranlar da varmis)
Hatta yuzu yamulan, gulusum degisti diyenler cok var.

Su an yine cenemi istemsiz kasarak yazdim bu soruyu. Yardim plz
📊 Dis sikma sorunu cozumu

Bu anket sona erdi. 9 oy kullanıldı.

0
Kittie
(03.03.26)
yaklaşık 1 sene önce yaptırdım. hatta 6 ay sonraki tekrar dozunu yaptırmadım. hayat kalitem arttı diyebilirim. sıkmam artsa hemen gider yeniden yaptırırım.
0
renegade
(03.03.26)
Bende yaptırdım artık dişlerimi kirmiyorum ve dinlenmiş şekilde uyanıyorum. Benimkini diş hekimim yapmıştı
0
mirty
(03.03.26)
ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanına yaptır. keşke en başta gece plağı kullansaydın çok memnun kalanlar var.
0
my fault
(03.03.26)
istanbul anadolu yakasında ümraniye medicana hastanesi yanında kulak burun boğaz doktorumu öneririm . diş sıkma problemi olan akrabalarıma ve arkadaşlarıma yapıyor ve çok memnunlar .
(git:drrahmiozcelep.com )

Kısıklı, Alemdağ Cd No:101 Kat.1 D.2, 34692 Üsküdar/İstanbul
+90 555 145 44 30
0
devilone
(03.03.26)
istanbul avrupa yakası ise dr. mehmet çopur'u şiddetle tavsiye ederim.
0
matilda
(03.03.26)
Belirtmemisim. Evet istanbul tercihen avr yakasi
0
🌸Kittie
(03.03.26)
Masseter botoksu çok kısa süren ve kolay bir işlem. Eşine dostuna yönlendirenlere çok bakmayın bence.

Semtinizde ilgili düşündüğünüz bir diş kliniği fazlasıyla yeterli olur. İşlemi çene cerrahı yapıyor ve her klinikte vardır. Yanaklarınıza 2-3 kere iğne sokuluyor, toplam işlem 4dk. Yanakları soğutmak için buz tutma işlemiyle 10dk maksimum.

Demek istediğim, el becerisi gerektiren bir şey değil. Pahalı olanağının sebebi, iğnenin pahalı olması.

Masseter botoksunu düzenli yaptırmak gerekiyor. Bana 6 ayda bir yaptırmam söylenmişti. Bir yerden sonra etki etmedi ve tedaviyi bıraktım. Bırakmamın tek sebebi aslında çok pahalı olmasıydı (benim için).

Estetik açıdan bir fark yaşamadım/hissetledim.
0
substituent
(03.03.26)
2 yil belki biraz daha uzun bir sure yaptirdim. (dis sikma nedenli) ilk doz sonrasi biraz zorlandim cunku ekmek bile kesemiyordum dislerimle :) benim sag taraf daha guclu o nedenle sag tarafa daha yuksek doz sola ise daha az yapiliyordu. bir sure mutluydum ama sonra biraktim. evet gulusum sag tarafta azcik yamuk. evet cenede sarkma var.
doktorum meslegi biraktiktan sonra 1 kere daha yaptirdim (ayni yerde eski doktorumun onerdigi kisiyle) aman allahim nasil bir kotu deneyimdi anlatamam. botoxs oturmadi, gulunce igne yapilan yerde yumru cikti, cenem gicirdiyordu :D yeniden yapilmak zorunda kalindi. artik yaptirmiyorum.

ozet olarak, cene botoksu dislerini benim kadar-sizin kadar sikan biri icin guzeldir. plak kesinlikle gereklidir (botokla birlikte plaga da baslanmisti), hayat kalitenizi artirir. en azindan 1-2 doz oneririm ama plak kullanmak sartiyla.
ama kesinlikle iyi bir yerde cene cerrahina yaptirmanizi da tavsiye ederim. (gerci benimki de super bir yer ve super bir cene cerrahiydi ama olsun :D)
0
65 derece
(04.03.26)
(15)

dis sagliginiz nasil

antikadimag
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama. bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
cekilen dis, kanal tedavili disiniz var mi? 30lu yaslarin ortasindayim ve hic kanal tedavisi olmadim, disim cekilmedi. bir suru dolgum var ama.

bu ortalamaya gore nasildir. cogu arkadasimin kanal tedavisi var konustugum ama genele yansitmak dogru mudur.
0
antikadimag
(02.03.26)
1 tane kanalım var.
0
runaway
(02.03.26)
yaşıtız. bende hiç bir şey yok. hepsi sağlam.
0
yurtsuz john
(02.03.26)
Yaş 36. Hiç çürük yok. Dolgu, kanal yok. Geçen korkup koşa koşa bı dişim için gittim ama hekim dişinde hiç bir şey yok dedi. Ağrıyor sanki dedim hayır dedi.
Ama çekilmiş dişim var. Küçük çeneme çok geldiği için cektirmistim küçükken. Zaten yirmilikler çıkınca kapandı boşluklar.
Ortalamaya göre bence iyi sizinki.
Arkadaşımın dördüncü sınıfa giden çocuğunun dolguları vardı. Yaptırmanız lazımmış dediğinde tüylerim diken diken olmuştu. Bir tane de değil iki üç taneydi.
0
a perfect lie
(02.03.26)
Diş sağlığım çok güzel. Bunu diş hekimim söyledi. Sadece sorun çapraşıklık olmasıydı. Onunla ilgili de şeffaf plak tedavisi görüyorum. Çok güzel düzeliyor. Yaş 42 olacak birkaç ay sonra.
0
rock n roll
(02.03.26)
40'i devirdim.
7-8 kanal tedavisi, 2-3 kaplama var.
hic dis cektirmedim, cektirmem.
0
cooperr
(02.03.26)
30.

Kanal kaplama vs yok.
Birkac dolgu var. Ön disimde cok az cürük var buna cok ama cok üzüldüm. Dönen basli fircalara gectigimde ön dislerimi fircalamiyormusum. Birkac sene oldu fark edene kadar. O sirada cürüdü.

20likleri cektirmem lazim ama korkuyorum.
-1
Purple life
(02.03.26)
diş teli tedavisi için çektirdiğim dişler oldu. bir dolgu bir de kanal var.
0
black holes in the sky
(02.03.26)
35+. sıfır dolgu, sıfır kanal. 20lik dişlerim gömülü ve yataydı, onlar çekildi tabii. çocukken dişlerime florür sürülürdü, çok iyi hatırlıyorum. bütün bu florür muhabbetinden önce.
0
eileengray
(02.03.26)
yaş 35. 20likler çekildi. 2 dişim kist nedeniyle çekildi, yerine 2 tane implant yaptırdım. bir kanal tedavili dişim kırıldı sonradan o da çekildi. 10dan fazla dolgum var. onley, inley, ara yüz dolgusu ne ararsan var.
diş işi birazda kalıtımsal, bazılarında hiç bir sorun olmuyor bazılarında ne kadar iyi bakarsa baksın sorun bitmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
yas 37

5 kanal, 1 kaplama, bunlar haric 11 dolgu

dislerime cok ozen gosteririm. duzenli dis fircalar, dis ipi kullanirim ama yine de sonuc bu. genetik sanirim pek yapacak bir sey yok. simdi de kanal yapilmis dolgulardan birinin ucunda enfeksiyon olusmus. kanalin acilip tekrar doldurulmasi gerekiyormus ama dis kaybi ihtimali var.
0
synesthesia
(03.03.26)
Süt dişlerimden bu yana problemli dişlerim, arka dişlerim kendimi bildiğimden beri dolgulu, 30larda ilk kanal tedavimi yaptırdım, 20li yaşlardan beri diş taşı ve diş eti çekilmesi problemim var, 30ların sonunda lazer tedavisi gördüm, 20 yaş dişlerimin hepsi çekildi, biri gömülü idi, şu an bir ön dişim ağrımaya başladı, çekilmesi gerekirse diye aklım çıkıyor, tüm bunları yazınca evsiz, fırça yüzü görmemiş, sapsarı dişlerle dolaşan biri gibi tınlıyorum ama diş bakımıma çok özen gösteririm, sağlam dişliler sahip olduklarının değerini bilsinler istedim.
0
(03.03.26)
41 yaşındayım. Dişlerimde hiç çürük, dolgu vs. yok ve hiç diş çektirmedim. İnci gibi beyazdır dişlerim. 4 ayda 1 dişçiye giderim. Dişlerine en iyi bakan hastası olduğumu söylüyor.
0
gabe h coud
(03.03.26)
2 tane kanalım var taa lise 1'de yaptırmıştım. diş hekimim bana "10 yıl idare eder sonra kaplarız" demişti. 23 sene geçti hala sapasağlam ve hala da aynı diş hekimine gidiyorum.

yaşım 36 bu arada.
0
elektr10
(03.03.26)
yaş 39. yirmilik dişlerin çekilmesi dışında iki tane dolgum var. diş sıkışıklığından dolayı şeffak plak tedavisi gördüm, şu anda kalıcı tel var. diş eti çekilmesi var, ona da baktırmam lazım bir ara.
0
inheritance
(03.03.26)
kendimi bildim bileli çoğunlukla günde 2 kere, nadiren 1 kere dişlerimi fırçalıyorum ama bir sürü çekilmiş dişim ve çürüğüm var, bir kaç adet dolgum var. (Bir kere de diş çektirdikten sonra ölümden dönmüşlüğüm var)
Bu arada dişlerim en son ne zaman ağrıdığını hatırlamıyorum hayatımda da topu topu 2 veya 3 kez dişim ağrımıştır.
Asitli içecekler-kahve-çay bunları 40 yılda bir içiyorumdur en fazla ama yine de sanırım şekerli şeyleri olması gerekenden fazla tükettiğim için böyle.
0
bartholomew87
(03.03.26)
(6)

D vitamini kullanma adabı?

Sir Anthony Hopkins
Kan testlerinde d vitamini eksik diye şehir hastanesinde doktor kapsül ve damla şeklinde iki adet d vitamini yazdı birini bitirince diğerine başlayacaksın dedi ama önce hangisi sonra hangisi kafamdan uçtu gitti bu ilaçlara hangi sırada başlayacağız?-coledan-d3 20.000 IU kapsül (haftada 2 gün)-coleda
Kan testlerinde d vitamini eksik diye şehir hastanesinde doktor kapsül ve damla şeklinde iki adet d vitamini yazdı birini bitirince diğerine başlayacaksın dedi ama önce hangisi sonra hangisi kafamdan uçtu gitti bu ilaçlara hangi sırada başlayacağız?

-coledan-d3 20.000 IU kapsül (haftada 2 gün)
-coledan-d3 150.000 UI damla (her gün)
-1
Sir Anthony Hopkins
(02.03.26)
normal protokol günlük damla halinde 5.000 ünite.
genellikle 5 damlaya denk geliyor.
0
orpheus
(02.03.26)
önden yükleme yapıp (yüksek doz) sonra düşük dozda cruise modunda devam etmenizi istiyor olabilir. hekim değilim.
0
eileengray
(02.03.26)
devit-3/coledan gibi ilaçlarla yükseltebilene denk gelmedim.
d3k2 damla formunda al. her 10 kilo başına 1 damla olacak şekilde kullan.(50 kiloysan 5 damla şeklinde) tabi bu ikame doz, ilk başlarda 2 katı olarak başlamak gerekebilir. ayrıca dil altına damlatmak emilim açısından daha iyi olur.
ben böyle 2-3 ay kullanıp 2 ay ara veriyorum. kan tahlili yaptırıp tekrar başlıyorum. son ölçümde 100 çıkmıştı.
0
my fault
(02.03.26)
my fault +1
K2'siz d3 bende böbrek taşı yaptı o yüzden damla formunda kullanıyorum yukarıda yazılan şekliyle
0
black holes in the sky
(02.03.26)
benim de kan testlerimde D ve B12 düşüktü şu marka ürünle normal seviyeye döndüm
Now amerika markası ve araştırdığıma göre sonuç veriyor . ben kıbrıs'tan eczanelerden aldım daha ucuza geliyor .

bir arkadaşımla aynı ay içinde kan testi yaptırdık doktor iğne vermişti ben kullanmadım B12 ve D vitamini eksikliğim için Now marka takviye kullandım
arkadaşım iğne yaptırdı
3 ay sonra yine aynı zamanda kontrole gittik kan testinde benim b12 ve D seviyem fırlamıştı onun hala düşüktü çok az değeri değişmişti .

Now Supplements Vitamin D3&k2 1.000 Iu/45 Mcg 120 Veg Capsules

(git: www.trendyol.com)
0
devilone
(03.03.26)
@my fault,

o d3k2 şişelerinin üzerinde günde 1 damla tavsiye edildiğini yazıyor. siz kilo başına 10 demişsiniz. günde 1 damla bana da az geldiği için genelde 2-3 damla arası kullanıyordum. özellikle d vitamini düşüklüğüm yok ama özellikle kışları takviye olarak kullanmaya çalışıyorum. bu damla miktarının doğrusu nedir tam olarak?
0
lifeisopeth
(03.03.26)
(19)

Sac kesimine kac para veriyosunuz

Kittie
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.Napsam versem mi bi 1500-2000.Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.
Napsam versem mi bi 1500-2000.

Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
📊 Kuafor fiyatlari nasil sizce?

Bu anket sona erdi. 35 oy kullanıldı.

0
Kittie
(02.03.26)
500 erkek
-1
grimavi
(02.03.26)
Erkek 900 uzun saç.
-1
anon1m
(02.03.26)
ben fönle 1600 mü ne vermiştim 1,5 ay önce

çok çok çok çok
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Esentepe'de bir pasajda 800 verdim geçen ay.
0
auroraaurora
(02.03.26)
saç-sakal 700 veriyorum. 30 senelik berberim. başkasına 1000 liradan aşağı kesmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
son 1.5 yıldır evde kendim hallediyorum. parasını geçtim aptal berber muhabbetinden sıkıldım. ayrıca asla istediğim gibi kesemiyorlar saçımı sakalımı.
0
scudman1
(02.03.26)
Fönle beraber 2500 verdim 2 ay önce

Kesim ücreti çok gözüme batmıyor da röfleye gelen zam üzüyor:')
0
kullanicadi
(02.03.26)
Saç sakal kesme yıkama 1200 oldu geçen ay.


eksileyen berberim galiba :))))))
-1
kumandanim
(02.03.26)
saç, sakal, dandik kil maskesi, omuz kütürdetme, parmak kıtlatma, yüze sıcak havlu basma, hepsi 500. ankara kızılay'da normal berber dükkanı.

edit: 400 imiş, yanlış hatırlamışım.
0
kibritsuyu
(02.03.26)
500 kadin Ankara
0
kassiopeia
(02.03.26)
Türkiye’nin en küçük illerinden birindeyim şu an ve burada da mahalle kuaförü diyemeyeceğimiz iyi bir kadın kuaföründe bin tl dediler.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
Fiyatlar aşırı, tamam emektir, her şey pahalıdır ama biraz da gelinen noktayı mazeret gösterip fiyatları uçuruyorlar gibi.

Ben kaş+manikür+pedikür için perpada bir yere gidiyorum hepsine 2.000 veriyorum çok memnunum, yıllardır aynı yere gittiğim için başka yerde fiyatlar nasıl bilmiyorum.

Saç için Levent'te bir yere gidiyorum;
Genel kesim + fön 3.000 bunu çok sık yaptırmıyorum, düzenli olarak kahkül kesimine gidiyorum 1.000.
Burası mesela bana çok fazla geliyor ama memnun olduğum için mecbur.
+1
mutekebbir
(02.03.26)
450 tl kadın/Ümr-Ist/mahalle kuaförü
kestigi saçı da fönlemeden bırakmıyor zaten o da ücrete dahil.
+1
beetlejuice
(02.03.26)
İzmir, geçen yıl fancy kuaföre 1500 lira vermiştim, 1-2 ay önce mahallemdeki kuaförde 600 liraya kestirdim saçımı.
0
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Erkek 800.
Zaten saçım kısa 3e vurduruyorum. Sakalla birlikte bu fiyatı veriyorum.
-1
anatomik
(02.03.26)
Cevaplar asabımı bozdu.
3 gün önce saç sakal yıkama falan derken 1300 verdim. Öyle şekil şükül bir yer falan değil, dümdüz berber. 15-16 senedir gittiğim adam. Sana laflar hazırladım oğuz abi.
Kadıköy.
-1
cay koy geliyorum
(02.03.26)
750 lira saç+ sakal trim + kil maskesi + yıkama. erkek.
0
elektr10
(02.03.26)
saç kesimi kaş bıyık 1000 tl verdim geçen hafta bugün, mahalle kuaförü sayılır
0
mezzosprite
(02.03.26)
Erkek kişisi 1.300 vermiştim Ocak ayında. Saç sakal
0
put it in your appropriate place
(02.03.26)
(12)

Şu an ülkenin başında kılıçdaroğlu olsaydı ne olurdu?

messina123
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
-20
messina123
(01.03.26)
Saydigin üç isimdende umudum yok. Bize bambaşka ve gerçekçi bir şey lazım. Genç, kararlı, ikna edici olmalı. Ekonomist kökenli olursa iyi olur çünkü işimiz var
-3
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
togg ve silah fabrikaları kapatılır, nükleer santraller ve denizaltılar askıya alınır, doğum kontrolü teşvik edilir, köpek mamalarına sübvansiyon uygulanır, konser ve heykel yapımına, veteriner kliniklerine öncelik verilirdi. camiler kapatılır, pkk'lılara kadro açılır, ilk öğretim, orta öğretim, lise ve yüksek öğretimde başörtüsü ve sakal yasağı uygulanırdı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
kk dönemide şimdide chpnin üst yönetimi amerikancı dolu. natocu namık tan, tr705..
şuan ki politikalardan farklı olmazdı. onlarda biden yönetimi olsa daha iyi çalışırlardı. trump geldiğinde bunlara da bir mektup yazar hizaya getirirdi. hatta şuan doğrudan incirlik kullanımına bile izin vermişlerdi.
yani öyle trump karşısında dik duracak bir yönetim beklenmezdi.
belkide erdoğanın tek başarılı olduğu konu abd ile rusya arasında bir köprü olabilmesi. gerek ukrayna konusunda gerekse suriye konusunda. yani dibine kadar amerikanın yanındayız ama sizide anlıyoruz oyununu iyi oynuyorlar.
+1
my fault
(01.03.26)
türkiye'nin "demokratik siyaset tarihi" abd ve israil'le oluşturulmuş aşk üçgeninden ibarettir. bu ülkeyi gerçek anlamda bağımsız kılabilecek birisi çıkarsa da merak etmeyin en başta vatandaş kendisi huylanıp alaşağı eder. amerikan demokrasisi ülkeleri topla tüfekle işgal etmekten çok daha ucuz bir yöntemdir, bu coğrafyada onların istemediği lider uzun süre barınamaz. barınacak olursa farklı şekillerde barış ve demokrasi getiriliyor zaten görüldüğü üzere.
+1
der meister
(01.03.26)
hadi oradan troll. su an nefret etsem de kk'dan, asla ve asla tayyip kadar olamaz. ulke her turlu iyiye gitmis olurdu.
0
aguen
(01.03.26)
Enflasyonu düşürmek için kamu tasarrufu başlar, maliye politikaları devreye sokulurdu.
Kamuya personel alımında mülakaat kaldırılırdı.
Çakarlı araba sayısında dramatik bir düşüş yaşanırdı.

diye düşünüyorum.

Not: Kendisini de, şu an Silivri'de olanı da sevmem.
0
Mirket
(02.03.26)
bu devirde artık hiçbir ülke kalkınamaz.
başa gelen birinin yüzlerce milyon doları olması lazım.
kimse o noktaya temiz ve tavizsiz gelemez.
o yüzden cebinizi doldurup (çalın demiyorum) 60-70 yıllık hayatınızın tadını çıkarın.
kemo, ekmelo, muhar, ekro .. hepsi bu ülkenin başına bela adamlar.
+1
plastic_angel
(02.03.26)
0
freedonia
(02.03.26)
Yukarıdaki karısıyı uyuyan vatandaşın troll mü yoksa orijinal süper zeka ürünü mü olduğunu çözecek kadar duyuruda takılmadım, ona göre engelleyeceğim.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
cevabını aşağıdaki videoda görebilirsin.

x.com


Ülkemizdeki bir takım muhalif cenah bunu ya göremedi ya da görmemek için çaba sarfederek kafasını kuma gömdü. ama gerçekler yok sayılsa da var olmaya devam eder. Ve kafasını kuma gören ancak kendini kandırabilir.

Hafazanallah.
+1
ezkaza
(02.03.26)
kamuda mülakat kaldırılır diyen kişinin kafasını yaşamak istiyorum.

çankaya veya izmir belediyesine bakabilirsiniz nasıl bir yönetim olacağını oradan kestirebilirsiniz.
+3
Hallegadola
(02.03.26)
+1
Hallegadola
(02.03.26)
(3)

Nba'nin Avrupa'ya açılması hakkında

put it in your appropriate place
ne düşünüyorsunuz? Nba Europe 2027'te başlayacak yeni bir lig planlama var. Baya ciddi gibi gözüküyorlar. Metropol şehirlerin takımların adı geçiyor. İşte Roma, Milan, Tabii ki Istanbul (Efes veya Fener, ikisi de katılır mı bilmiyorum), Berlin, Londra, Paris vs.Nba'i çok takip etmem, aralarda grupla
ne düşünüyorsunuz? Nba Europe 2027'te başlayacak yeni bir lig planlama var. Baya ciddi gibi gözüküyorlar. Metropol şehirlerin takımların adı geçiyor. İşte Roma, Milan, Tabii ki Istanbul (Efes veya Fener, ikisi de katılır mı bilmiyorum), Berlin, Londra, Paris vs.

Nba'i çok takip etmem, aralarda gruplarda kim lider, kim playoff yapar yapamaz bakar, 5 dakikya unuturum. Euroleagu takip ederdim ama lig formatıyla sıkıldım.
-1
put it in your appropriate place
(24.02.26)
avrupa basketbolunun içine etmeye geliyorlar. şovdan ibaret olan leş basketbolu avrupaya taşıyacaklar. basketbol kültürü olan takımların buna alet olacağını hiç sanmıyorum.
ancak paris, bayern, londra, dubai gibi takımları ve euroleague te oynayamayacak takımları ayartmaya çalışacaklardır.
bizden de fenerbahçe ve efesin katılacağını düşünmüyorum galatasaraya gidebilirler belki bir ihtimal beşiktaş. o da son iki sendir iyi bir grafik oluşturdukları için. ama ikiside fenerbahçe ve efesin yerini tutamaz.
şuan taktiksel olarak ve rekabet olarak basketbolun zirvesi euroleague. ama maddi olarak harcanan paraların getirisi çok az. o yüzden nba in elindeki tek koz daha çok para.
kulüpler daha çok paramı yoksa gerçek basketbol mu buna karar verecekler.
+3
my fault
(24.02.26)
para kazanmaya geliyorlar ancak katılacak takımlarda onlardan para talep ediyor. bu işin olması zor. avrupada abddeki gibi taraftar profili yok. bu işe arapları sokmak istiyorlar ancak ilk yıllarda istediklerini alamazlar. ilk başta büyük takımlar girmeyecek ama ilerleyen süreçte ekonomik sıkıntılar ve beklentilerle çoğu takım katılır. her iki tarafta bekleyip görmek istiyor ama burada parayı ve fedakarlığı yapması gereken taraf nba. sonuç olarak bakalım görelim durumuna gelicek olay.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
boktan ABD kulturunu Finlandiya'da istemiyoruz :D Cok sporcu cevrem olmamasina ragmen burada cok sevilen bir spor basketbol. Is yerimden ahbaplik kurdufgum uc arkadas var, yeni ogrenmisler boyle bir seyin konusuldugunu ve oldukca tepki gosterdiler.
0
sucvecezve
(25.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+2
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(13)

Evin konumundan kaynaklanan huzursuzluk, ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

denizgonen
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu parkta vakit geçirmeye gelmeye başladılar.

artık yaz kış cam açamaz hale geldik sürekli bir bağrış kavga korna sesi, geçen gün eve geldim birisi apartman kapısına sıfır park etmiş eve giremedik polisi arıyoruz bir şey yapmıyor.

gene evimizin önündeki çift şerit ve çift yön yolun bir şeridine kafalarına göre park ediyorlar ve bir şerit trafiğe kapanıyor. dediğim gibi eskiden de kalabalık olurdu ama kitle de aşırı kalitesizleşti.

özellikle cumartesi pazar günleri sabahın 9'undan itibaren korna kavga kıyamet sesleri başlıyor işitme engelliyim ben bile artık korna kavga seslerinden oturamamaya başladım.

geceleri ise beyaz bmw tayfası gelmeye başlıyor caddede arabayı park edip masa kurup bangır bangır müzik açmaya başlıyor. sabahlara kadar gene patırtı gürültü devam ediyor. evimizde sığınmacı gibi perdeler çekik camlar kapalı bir şekilde yaşıyoruz. gecenin bir saatinde artık uykumuzdan uyanmaya, hafta sonları bile uykumuzu alamamaya başladık. park yeri sorununa değinmiyoruz bile tatile gittiğimiz zaman eve nasıl döneceğiz dönebileceğiz mi bilemiyoruz. maç varsa zaten eve gidemiyoruz. geçen gün eşim işten geldi oturdu ağlamaya başladı.

havanın güzel olduğu bir gün sokakların halini atıyorum:
hizliresim.com

1)ben memurum. ev kadıköyde ben de kadıköydeyim.
2)eşim özelde iş yeri ataşehirde
3)aylardır nakil almaya çalışıyorum fakat herkes istanbul dışına kaçmaya çalışıyor tanıdığım bir şeyim yok normal memurum.
4)direkt gidebileceğim tek yer ankara, orada da eşin iş durumu ne olacak bilmiyoruz anladığım kadarı ile ankara da çok zorlaşmaya başlamış.

yapılabilecekler;
1)ev kira değil, iş yerin 35-40 dk ötede sineye çek
2)aileye ait 500 metre ötede başka bir ev daha var 6. katta gürültü biraz daha azalabilir fakat aile o evi vermeye istekli mi bilmiyoruz, normal şartlarda o evin kirasını karşılayacak bir durumumuz yok.
3)ankaraya taşın
4)nakil almak için uğraşmaya devam et.
5)kafama bir tane sıkayım her şey bitsin rahatlayayım.

siz ne önerirsiniz?
+2
denizgonen
(24.02.26)
halk hucum etti vatandasin huzuru bozuldu.
+1
warrior princess
(24.02.26)
kadıköyde öyle bir belediye var ki evlere şenlik. tabi bunun en büyük sorumlusu yana yakıla oy verenler. diğer tarafta akp beter olsunlar diye bu durumlara ses çıkarmaz. polis gelmez zabıta gelmez. bütün moda, caferağa, kalamış, caddebostan hep aynı durumda.
rantsal dönüşüm de cabası. bütün kadıköyün yerlilerini göç etmeye zorluyorlar.
imkan varsa bostancı, altıntepe, küçükyalı taraflarına taşınılabilir. hala sakin kalan mahalleler. sizin mesafe biraz uzar, belki marmaray alternatif olur. eşinizin ataşehire gidişi daha rahat olur.
+4
my fault
(24.02.26)
5
-14
mutekebbir
(24.02.26)
pandemi döneminde bu spor arabasıyla gelip bangır bangır müzik açan ve içen tayfa çok çoğalmıştı. ben her geldiklerinde taslakta duran şikayet metnimi internet üzerinden form olan emniyet müdürlüğüne yazıyordum. sağ olsunlar ilgili karakol hep geliyordu ve dağıtıyordu gençleri. ama her gün gelmeye devam ettiler ve ben de ısrarla her gün şikayetimi ilettim. en sonunda muhtarla görüştüm ve muhtar bana karakol amirinin telefonunu verdi ve sağ olsun hep ilgilendi.

1-2 yıl böyle sürdü ama sonra azaldılar ve gittiler artık gelmiyorlar. yer ataköy bu arada. siz de bu şekilde çözüm üretebilirsiniz. biraz zahmetli ama çözülüyor.

şimdi emirgan'da oturuyorum. özellikle bahar ayından itibaren gecelere kadar oturanlar müzik açanlar var. onları da karakola şikayet ediyorum ve hemen aksiyon alıyorlar dağıtıyorlar. hala devam ediyor maalesef çünkü gelen profiller her gün değişiyor. mücadeleye devam.

emekli albay gibi ne yazık ki şikayette bulunmanız gerekiyor çözüm bu.
+2
elektr10
(24.02.26)
Bu işin çaresi ulaşımı zor ve populer olmayan bir semte taşınmak.Yani öyle bir yere gideceksin ki oraya insanlar gürültü yapıp desarj olmaya gelmek istemeyecek.

30 yaş sonrası Kadıköy gibi ayakaltı yerler insana eziyetten başka bir şey değil.

Ataşehir tarafında kalmak isterseniz başıbüyük göğüs hastalıkları hastanesi civarı sessiz sakin.
+2
runaway
(24.02.26)
@ elektr10 en azından burası için konuşursam bu pandemiye özel bir uygulamaydı sanki burada zaten sosyal medyada da görüyorsundur bağdat caddesi gerçekten ipini kopardı herkes farkında kontrolden çıktı ve bir şey yapılmıyor. ben de sürekli arıyordum şikayet ediyordum en son telefonda polis memuru ile kavga ettim bana diyo ki ne şikayet ediyorsun ne yapabilirim diyor.
muhtar ile ben de konuştum o da iki şerit arasına konan plastik dubaları tekrar taktırdı ama daha haftasında hem kamyonlar hem de orada park etmeye bayılan kitle o plastik ayraçları yerinden kopardı gene aynı düzene döndük.
gerçekten herkes şikayet ediyor sosyal medya da bununla kaynıyor görüyor herkes haberlere de çıkıyor ama bir şey olduğu yok 800 km öteden bile bir hırt buraya piyasa yapmaya geliyor anlamıyorum ki.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
@warrior princess halk hücüm etsin babamın malı değil sahiller benim bununla da sorunum yok ama bu halk da biraz edebini takınsın gerçekten. apartmanın içine sıçan var bu gerçekten artık yaşanıyor yani, sokaklara tuvaletini yapanları, apartman duvarlarına saçma sapan grafiti yapanlar çöplerini 10 metre ötedeki çöpe atmayanlar say say bitmez
+2
🌸denizgonen
(24.02.26)
@denizgonen polis zorluk çıkarıyorsa onu da cimer'e şikayet edeceksiniz asayişi sağlamak zorunda öyle şey mi olur "ne yapabilirim?" diyemez.

plastik duba yerine gerçek demir duba taktırmaya çalışsın muhtarınız. yine emirgan'da sokak arasında gidiş-geliş olan yollara park edenler çoktu. biz tretuvar yaptırdık belediyeye dilekçe yazarak. artık hiç kimse arabasını park edemiyor. gerekirse belediye'de yer alan meclis üyeleriyle iletişime geçin bu konu için: ibb.istanbul

hocam kısacası bu konuda gerçekten siz de pislik olacaksınız ve her yolu deneyeceksiniz başka yolu yok. haa en kolay yolu söyledikleri gibi daha sakin bir muhite taşınmak ama siz neden düzeninizi bozasınız ki?
0
elektr10
(24.02.26)
Ufak bir cinnet her şeyi çözer ama size de pahalıya patlar. Mesela ben olsam öküzün biri evime giremeyecek kadar sıfır park ettiyse o arabası mutlaka çizilirdi ki aklı başına gelsin. Vandallıksa da vandallık yapacak başka şey yok.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
atasehir'e tasinma imkaniniz varsa degerlendirin bence
0
tahtakafa
(24.02.26)
@elektr10 aslında demir duba takıldı en azından kaldırımlara. Yaklaşık 1 ay içerisinde de hepsini el birliği ile kırdılar söktüler. Kadıköy belediyesi berbat bir belediye.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
hocam ben kadikoy'de bulunmaktan bile rahatsiz oluyorum, sen oturuyorsun. :)) oranin curcunasi bitmez. acibadem, kozyatagi, atasehir, libadiye kiraya cikmak dusunulebilir. zaten nereye tasinsan muhakkak kadikoy'e rahat gidilir. ankara'ya birkac kere gittim arabasiz zor olur gibime geliyor. ama istanbul'dan kacmak icin guzel bir baslangic olabilir.
0
arakaali
(24.02.26)
bahsettiğiniz bölge çok değerlidir. o evi kiraya vererek elde edeceğiniz para ile muhitten çok uzaklaşmadan daha içeriye doğru 500-600 metre uzak bir eve taşınabilirsiniz.
0
orpheus
(24.02.26)
(6)

hangi ayakkabı

edgenabby
düşünceler?https://www.sportive.com.tr/asics-gel-pulse-15-gore-tex-erkek-gri-kosu-ayakkabisi-1011b781-003-3/?integration_renk=N04&filterable_beden=42vshttps://www.sportive.com.tr/new-balance-fresh-foam-x-hierro-v9-erkek-bej-kosu-ayakkabisi-mthierv9-2/?integration_renk=N29&filterable_beden=44%2C5
0
edgenabby
(23.02.26)
asics pulse rahat değil, tabanı sert. asics bakıyorsanız cumulus, nimbus veya kayano tavsiye ederim. yastıklamaları çok iyi ve rahattır.
new balance modelide arazi/patika koşu ayakkabısı. tabanı şehir içi çok uygun olmaz. onda da 1080 modelini öneririm.
0
my fault
(23.02.26)
asics kayano +1
krem rengini hiç beğenmedim. yeşil gayet uygun duruyor.
0
neira
(23.02.26)
asics aldim bir kere, rahat degil, bir daha almam.
o yuzden 2 diorum.
-3
cooperr
(23.02.26)
kosu ayakkabisi olarak asics gel nimbus kullaniyorum. kullandigim en iyi kosu ayakkabisi diyebilirim.

bu tarz ayakkabilar kosu icin, veya cok uzun sure ayakta kalacak, yuruyecekseniz iyidir. gunluk kullanim icin daha sert tabanli sneakerlari oneririm. bunlar hem asinir, hem stabil degildir (hareket odaklidir), hem de kopukleri beyazsa kirlenir.
0
antikadimag
(23.02.26)
Biri asfalt yol koşusu ayakkabısı diğeri arazi koşusu. Buradan anladığım siz bu ayakkabıları koşmak için değil günlük hayatta giymek için almak istiyorsunuz. Sırf tabanı kalın ve yastıklaması çok diye bu ayakkabıları günlük hayatta giymek çok yanlış bir tercih olur onu baştan söyleyeyim.

Bu ayakkabılar koşu için dizayn edilmiş modeller; tabanlarının kalın olmasının sebebi, koşu esnasında gelen ani baskıyı absorbe etmek ve sıkışan tabanın üzerindeki baskı kalkınca hızla genleşerek ileriye doğru bir atım vermek. Ancak siz yürüyüş esnasında bu baskıyı oluşturamayacağınız için dengesiz ve bileklerinizi zorlayıcı bir hal alacak. Kaldı ki bu tür performans ayakkabılarının ömrü günlük hayatta giyilen sneaker'lara oranla çok daha düşüktür. Çünkü hedeflerindeki şey dayanıklık değil performanstır. Günlük ayakkabıda konfor arıyorsanız bunu taban kalınlığında değil, iç tabanlığın daha iyi yastıklamasında ve konforunda aramanız gerek. Memory foam tabanlıkları olan vs gibi modellerde çok daha rahat edersiniz.
0
thracia
(24.02.26)
günlük hayat içinse, ikisi de birbirinden kötü.
0
Başka
(24.02.26)
(4)

Manuel araba pişman eder mi

arbre
500 bine otomatik almak istemiyorum. Manuel iyi modeller var. Bu sefer pişman olur muyum düşüncesi var. Otomatik almak istediğimde manueli satma derdim olacak. 700 bine kadar birikime devam edip otomatik mi alsam? Siz olsaydınız ne yapardınız?
500 bine otomatik almak istemiyorum. Manuel iyi modeller var. Bu sefer pişman olur muyum düşüncesi var. Otomatik almak istediğimde manueli satma derdim olacak. 700 bine kadar birikime devam edip otomatik mi alsam? Siz olsaydınız ne yapardınız?
-7
arbre
(21.02.26)
Büyük şehirlerdeysen eder. Ankara İstanbul başta.
0
yaren
(21.02.26)
nerede yaşadığınıza ve nasıl kullandığınıza bağlı. ankara istanbul gibi bir yerde yaşıyorsanız ve işe gidip gelecekseniz pişmanlığın ötesinde duygular yaşayabilirsiniz. yok çok trafiğe girmiyorum, tatillerde orda burda şurda kullanacaksanız bence yine oluru var. otomatikten manuele geçilmiyor ama diğer türlüsü yapılıyor.
otomatik araba bakarken de maalesef skala iyice daralıyor çünkü şanzıman da bir kronik problem noktası olabiliyor.
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(21.02.26)
Kocaeli, trafik yoğun
-5
🌸arbre
(21.02.26)
yıl olmuş 2026 ne manueli artık
+2
my fault
(21.02.26)
(2)

Sgk provizyon sorunu

sularda mavi
Merhaba arkadaşlar sigorta işlerinden anlayan varsa yazabilir mi? Sorum şu. Ben günlük çalışıyorum sigortada günlük yatıyor. Ayda 4 gün olabiliyor en fazla. Sgk da yıllık 30 gün sigortalı prim olmadığı için provizyon alınamaz diyor. Ben yıl içinde 30 günü dollduramayabilirim. Kısmı çalışanlarda da 3
Merhaba arkadaşlar sigorta işlerinden anlayan varsa yazabilir mi? Sorum şu. Ben günlük çalışıyorum sigortada günlük yatıyor. Ayda 4 gün olabiliyor en fazla. Sgk da yıllık 30 gün sigortalı prim olmadığı için provizyon alınamaz diyor. Ben yıl içinde 30 günü dollduramayabilirim. Kısmı çalışanlarda da 30 gün mü şqrt sistem nasıl işliyor? Çok fazla hastane işim olduğu için sigortadan yararlanmaya ihtiyacım var. 170 doğru düzgün bilgi vermedi. 30 gün şart dedi çıktı işin içinden. Not sigortasız zamanımda babamdan yararlanabiliyorum. Gss borç falan çıkmıyor.
0
sularda mavi
(17.02.26)
www.sgk.gov.tr

Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması gerekir.
+1
liberal
(18.02.26)
60 günden fazla prim borcun varsa provizyon alamazsın.
ama borcun olduğu halde hastanelerden katılım payı ödeyerek(30-40 lira civarı) faydalanabilirsin. tüm tetkik, tahlil ve görüntülemeler ücretsiz ama ilaç alırken ücretli alırsın.
0
my fault
(18.02.26)
(4)

Hepsiburadadan philips kahve makinasi aldım.

sonhakan
Mardin den geliyor kacak cakma olabilir mi
Mardin den geliyor kacak cakma olabilir mi
0
sonhakan
(17.02.26)
böyle şeyler hepsiburada satıcılı dışında alınmamaları.
hiçbir platformdan platform satıcısı dışında alışveriş yapmam. sadece kablodur, kılıftır gözden çıkarılacak şeyler farklı satıcılardan alınabilir.
her şey olabilir. çakma, kaçak, kırık, kullanılmış, arızalı sonra uğraş dur.
+2
my fault
(17.02.26)
satıcının başarılı olmasına bakmaksızın, marka satıcıdan almak gibi huyum var. Mardin de bir arkadaşım evini sahte dyson larla donattım dedi. Orda işler öyle yürüyor. Göstermelik. Ne biliyim araç aldım dedi orta lüx ayarında pertmiş. Olsun kim biliyor ki dedi. Olay o. Truman show.
+1
hunharca ben
(17.02.26)
Ben o makinaların çakmasını görmedim. Ki varsa da hepsiburada üstünden satacağını sanmıyorum.

Diyelim ki satıyor, birkaç şikayet sonrası hepsiburada durumu fark eder, dava açıp anlaşmayı sonlandırır.

Diyelim ki bir şekilde elinize çakma ürün geldi. Bence kendini belli eder de... Diyelim ki anlamadınız. Philips in sitesine girip ürün kaydı yapmaya çalışın. seri numarasından falan kabul etmezse bilin ki çakmadır.

Yani bir şekilde çakma olduğunu tespit ettiniz diyelim.

14 gün içinde koşulsuz iade hakkınız var. Kaldı ki sahte ürün deyip göndereceksiniz...
0
ananiyimioguz
(17.02.26)
Miele'nin 60.000'e sattığı kahve makinesini 29.000'e Evim Ponçik diye bir yerden almıştım ve Adana'dan İstanbul'a gelmişti. Ben de aynı endişeye sahiptim ancak ürün orijinal 2 yıldır kullanıyorum içiniz rahat olsun ya eski stok stok eritme ya da nakit lazım ki satıyorlar.
0
Smithsonian
(18.02.26)
(3)

Lenovo nerden alayım ?

WithWorth
Düşündüm, taşındım Lenovo alcam.Resmi mağazaları yok.Bana problem olursa en çok müşteri desteği verebilecek, arkamda durabilecek kurum olaral kim önerirsiniz ? Vatan ? Teknosa vs ?
Düşündüm, taşındım Lenovo alcam.
Resmi mağazaları yok.

Bana problem olursa en çok müşteri desteği verebilecek, arkamda durabilecek kurum olaral kim önerirsiniz ? Vatan ? Teknosa vs ?
0
WithWorth
(17.02.26)
Son satıcının bu sürece bir etkisi yok. Ürün bozulduğunda ürünü sizden alıp yetkili servise gönderecekler. Ya da sizi direk yetkili servise yönlendirecekler. O yüzden Vatanmış Teknosaymış bunlara çok aldanmayın en uyguna neredeyse oradan alın. Bir de sattıkları turuncu garanti vs gibi ekstra şeylere de asla para vermeyin.
+1
nuevo
(17.02.26)
teknosa, vatan, mm bir sorun olsa hiç bir şekilde arkasında durmaz. hemde pahalıya satarlar. zaten yıl olmuş 2026 mağazalardan hiçbir şey alınmaz.
amazon veya hepsiburadadan almak en mantıklısı. bu ikisinde fiyat avantajı çok oluyor indirim kampanya takip etmek lazım. son zamanlarda amazonda da birçok sorun olsada iade vb durumlarda en iyisi halen amazon.
+1
my fault
(17.02.26)
amazon +1
0
zseak
(17.02.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(17)

Taksit yaptırmayı seviyor musunuz?

yenibirgüzelnick
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor. Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an k
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor.

Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an kendimi kötü hissediyorum 6 ay boyunca ödemem gereken bir şey var.

6 ay boyunca benim maaşım değişmeyecek zaten o zaman ödediğim miktarla şimdiki aynı olacak. Manasız geliyor ya.
Geçen sene araba almıştım cebimde param olmasına rağmen eşimin ısrarıyla yine faizsiz kredi veriyorlar diye 12 aydır borç ödüyorum tam rahatladım demiştim yine başa döndüm :/
0
yenibirgüzelnick
(13.02.26)
sevmiyorum ama 3-5 bin üstü tutarları taksit yaptırabiliyorsam kesin yaptırırım. param olsa da yaptırırım. bu ortamda yaptırmamak salaklıktır.

ödediğin para aynı olmayacak. kalan parayı faize bile atsan kardasın.
+1
jelly bear
(13.02.26)
Peşin fiyatına taksit, mükemmel bir ödeme koşuludur.
(bkz: paranın zaman değeri)
“Bana vade farksız taksit yapın, dünyayı satın alayım”
Arşimet
swh
+3
dawsonscreek
(13.02.26)
Sevmek demeyelim de finansal matematik diyelim. Enflasyonun olduğu yerde peşin fiyatına taksitle alınabilen bir mal/hizmet aslında daha ucuza alınmış olur. Tabii peşin alımda indirim yapılıyorsa onu ayrıca hesap etmek lazım, taksitli mi ucuz peşin mi diye.
+1
orient blue
(13.02.26)
faizsiz her taksit yüksek enflasyon ortamında kazançtır. alacağım ürün / hizmet için elimde peşin para olmasına rağmen faizsiz taksit imkanı varsa hiç düşünmem taksit yapar parayı en kötü ppf'de tutar az çok demem getiri sağlarım.
0
scudman1
(13.02.26)
bende taksit sevmiyorum nakitim varsa alırım. olmayan parayla alışveriş yapmam.
+1
my fault
(13.02.26)
ise ilk basladigim zamanlar herkes sacma bulsa da yaptirmazdim. borcum olmasi hosuma giden bir sey degildi.

ailem de elestirirdi. tabii boyle sacma enflasyonlu bir ulkede yasayinca, su an her seye vade farksiz max taksidi basiyorum.

9 taksitle bir sey almak 20%-25% daha ucuza almaya denk geliyor aslinda turkiyede
0
aguen
(13.02.26)
Para piyasası fonlarının şu an ortalama aylık getirisi %3.
Bir ürün alırken yaptırdığın taksit kısmı sana ayda %3 kazandıracakken bu kazançtan vazgeçip peşin ödemek bana çok anlamsız gelmiştir her zaman.
Hele kredi kartı kullanmayanlara hiç akıl erdiremem.
0
Mirket
(13.02.26)
taksitle ada satsınlar alırım.
+2
datnet
(14.02.26)
Kredi kartı borcuna alışınca geçiyor. Bir ay 26 bin ödemektense ayda 4.5 görünmez oluyor ekstre içinde.
0
duguit
(14.02.26)
Taksitle satın almaya bayılırım. Hele de peşin fiyatına ise. En sevdiğim şey.
0
abelardo
(14.02.26)
Ben huzursuz olmam.
Severim de.
Ama alışkanlık yapınca kötü. İyi takip etmezsen kötü. Kredi kartına bakıyorsun uygulamadan, az borcun var gibi görünüyor oysaki ekstreye yansımayan üç dört katı borç var. Her ay ödemeler de artabilir.

Kısacası taksit iyidir (paranın zaman değeri ve enflasyon) ama alışkanlık ve rutin hale gelince ipin ucunu kaçırmaya müsait. 10 liraya aldığın şey zihninde 3 liralık yer kaplıyor. Durduk yere 7 liralık tanımsız borç çıkıyor sonra.
0
biseysorcaktim
(14.02.26)
normalde hiç sevmem ama vadeli-peşin farkı benim o paradan kazanacağım faizden az ise ne diye trink ödeme yapayım? diğer yandan farkında olmadan bütçeyi aşma riski var. taksitle alışveriş oh ne rahat moduna girmemek lazım.
0
lazpalle
(14.02.26)
sizinle birebir aynı duyguları paylaşıyorum ama vade farksız taksit varsa gönülsüz de olsa yaptırıyorum; çünkü duygularım ne kadar borçsuz olmak güzel dese de matematik enflasyonist ortam da vade farksız taksit bulunmaz nimet diyor. matematiğe gönlümden daha çok güveniyorum.
0
belkider
(14.02.26)
Faiz ödemiyorsan taksit mükemmel bir sey. Özellikle tr‘de hala taksit kötü yhaaa demiyor olman lazim artik.
0
Purple life
(14.02.26)
dün buzdolabı aldım 62000 den nakit verirsem dedim 51 e düştü..
nakit tahmininizden de değerli.
+1
jamswety
(14.02.26)
bayılıyorum. nakdin değerli olduğu görüşüne katılıyorum ama ben fakirim, taksit imkânı olmasa giyecek donum olmaz. 10-12 bin liralık alışveriş yapıp bunu üç aya yayabilmek benim için büyük lüks ve kolaylık mesela. benim "büyük harcama" ufkum da zaten bundan ibaret açıkçası, ötesini bilmem. hadi beni geç ben genç adamım, şükür elim ayağım tutuyor, Bİ ŞEKİLDE yürürüm, donum yoksa donsuz gezip ters bakana tükürürüm filan ama ay sonunu zor getiren iki çocuklu adam taksit imkânsız bayram alışverişi yapamaz örneğin... ya da ramazan için evine bir kilo pirincin yanına mercimek sokamaz. taksit çok yüksek maliyetli, uzun vadeli olmayan borçlar için süper bi şey. hele ki enflasyon ekonomisinde.

(bu söylediklerim tabii ki peşin fiyatına ya da kabul edilebilir taksit farkı için geçerli. 20 liralık şeyi 35'e taksitle alınca tadı kaçıyor elbette)
+1
der meister
(14.02.26)
faiz farkı yoksa üşenmem 1 lirayı bile taksitle öderim. nedenini bilmiyorum ama bölerek alınca ucuza gelmiş gibi hissediyorum.
0
kuzey li
(14.02.26)
(7)

telefon operatörlerinin tarife fiyat politikasındaki saçmalık

semaforo de medianoche
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşıma
benim hattım vodefone. taahhütüm bitti yenilemek için bakıyorum geçebileceğim paketler olarak 600 küsür liralık şeyler var. ama bakıyorum yeni vodafonelu olana 300 küsür lira benzer paketler. sonra turkcell'e baktım orada da benzer durum. peki bu durumda ben neden numaramı başka bir operatöre taşımayayım? oradaki taahhütüm de bitince yine değiştiririm böyle böyle hep ucuzdan alırım. çünkü aynı hatta kalınca yarı yarıya fazla ödüyorsun. operatör değiştirmenin başka bir dezavantajı falan mı var da böyle saçma bir fiyatlandırma politikaları var telefon operatörlerinin?

acaba müşteri hizmetleriyle konuşunca bu şekilde farklı teklifler gelir mi diye aradım dedim turkcelle geçersem aynı pakete şu kadar ödeyeceğim neden geçmeyeyim bu durumda. bir şey diyemedi. ilginç geldi.
0
semaforo de medianoche
(13.02.26)
Bu durum uzun süredir böyle. Operatörler kullanıcılara tek tek değil, yığın olarak bakıyorlar. Bir süredir hattını taşıyıp daha benzer paketi daha ucuza alan müşteri sayısı, mevcut operatörde kalıp daha fazla para ödeyen müşteri sayısından az olduğu için eski müşteriye yüksek, mevcut müşteriye yüksek fiyat çekiyorlar.

Üşenmiyorsanız değiştirin, başka çare yok.
+3
10551037
(13.02.26)
Psikoloji bilimi ile pazarlamacılığın kesiştiği alanda marka sadakati denen bir olgu var. İnsanların hatırı sayılır kısmı her alanda belli bir markaya sadakat hissi geliştirirler. Genelde diğer markaların daha iyi ya da daha ucuz olabileceğini düşünmezler, duysalar bile kulak arkası ederler.
Her ticari kuruluş gibi operatörler de insanın bu zaafını dibine kadar sömürüyor.
Google'da marka sadakati diye aratırsan daha da detay bulabilirsin.
+1
Mirket
(13.02.26)
@10551037: eskiden sanırım arıyorlardı uygun bir fiyat veriyolardı sana da tek gereken tamam demek oluyordu. o zaman evet kolaylık sağlıyor kendi operatöründe devam etmek ama bu sefer beni arayan olmadı (ya da müşteri hizmetleri diye engellemişimdir belki bilmiyorum) ve şu an taahhütsüz kaldım istediğimi yapabilirim yani. kendi operatörümde tarife seçip o süreci başlatmakla başka operatörde tarife seçip numara taşıma sürecini başlatmak arasında fark var mı ki? ekstra kağıt kürek işi mi çıkıyor? öyle bir şey yoksa üşenmeyle de ilgisi yok her türlü aynı eforu vermek gerekiyor demektir.
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.26)
Ben yeni taahhüt döneminde internet paketimi yükseltmek için aradım Vodafone'u. Yapamıyorlarmış. Hayatımda ilk defa ben size daha çok ödeyeyim diyen müşterinin geri çevrildiğine şahit oldum. Fatura sorunum da yok, otomatik ödemedeydi zaten hep. Kırk çeşit birimle görüştüm, olmadı da olmadı. İstediğim şey de 60gb. Satılıyor yani bu paket. Öyle bana özel absürt bir paket oluşturun gibi bir talebim yoktu.

Demem o ki resmen operatör değiştir demiş gibi oldular bana. Baya anlaşmalı falanlar heralde kendi aralarında.

Sistem bu. Siz vodafone'dan usanıp turkcell'e, türk telekoma geçiyorsunuz ondan bıkanlar da bunlara geliyor.

Paketlerin fiyatlandırmaları da bir acayip zaten. Ben çıldırmış vaziyetteyim açıkçası. Bir operatörden arandığımda sinir basıyor direkt. Normal kişiliğimden çıkıp bambaşka bir şey oluyorum.
0
akhenaten
(13.02.26)
Gir çık yapıyorum her sene bu mallar yüzünden. Daha daha ucuza dönüyorum haha
0
topkapiaksaray
(13.02.26)
ben her sene farklı bir operatöre taşıyorum.
ama taşımayan, bunla uğraşmak istemeyen kitle çok fazla.
geçen sene annemin hattında da yüksek fiyatlar çıktı twitter üzerinden vodafonedestek e yazdım. geri arayıp aynı tarifesine göre çok az bir zamla yeni bir tarife önerdiler öyle devam etti. yanımda da yoktu o teklif.
0
my fault
(13.02.26)
Böyle yapıyorlar, çünkü kimse bunlarla uğraşmıyor. İşyerindeki, whatsapp gruplarındaki birkaç kişi bunu yaptığını söyleyince biz arkadaki milyonları görmüyoruz. Haliyle adamlar bir avuç müşteri için altın yumurtlayan tavuğu kışkışlamıyor. Bir yıl oraya bir yıl buraya gide gele insan gibi fiyatlardan kullanabilirsin bir dezavantajı yok. Adresine kadar geliyorlar adamlar yeter ki taşın diye.

İlk kullanımda kimi banka uygulamaları bi takılma yaşıyor telefon etmek gerekiyor. Sadece bu.
0
lazor
(15.02.26)
(19)

Rüşvet verdiniz mi?

michael_knight
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
+2
michael_knight
(12.02.26)
verdim memur zaten yapması gereken işi yokuşa sürdüğünden işimi yapsın diye
+5
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hafizam beni yaniltmiyorsa hic vermedim. Birkac kez rusvet gerektirebilecek durumlarin icinde bulundum ama cesitli sebeplerden rusvetsiz ilerleyebildim.
0
mbond
(12.02.26)
vermedim. gerekmedi.
dilerim öyle bir durumda zorunda kalmam.

bekara karı boşamak kolay, bazen rüşvetsiz işlerin ilerlemediği durumlarda, yapması gereken işi yapması için verilmesi gereken tutarlar oluyormuş.
+1
biseysorcaktim
(12.02.26)
vermedim. işimi yokuşa sürerlerse patronun kim olduğınu hatırlatırım.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
@karım içeride, vezirköprü ilçe başkanının yeğenisin galiba
+13
🌸michael_knight
(12.02.26)
Hiç 'işini bilen'lerden olamadım. Kafama edeyim.
0
anon1m
(12.02.26)
Rüşvetten sayılır mı bilmiyorum ama ufak şeyler, işi hızlı halletsin zorluk çıkarmasın diye devlet dairesine tatlı ile gitmek, yemek ısmarlamak, sabrını zorladığımız bankacıya rakı hediye etmek gibi şeyler.

Bahşiş bırakırken bile gerilir utanırım ben rüşvet hiç benlik bir şey değil.
+5
mutekebbir
(12.02.26)
O zamanlar çalıştığım şirketin imza yetkilisiyken böyle bir olay oldu ve izin aldım o gün. Sonra da kaçtım o şirketten. Bu arada çok riskli bir duyuru oldu sanki. Modlar siler herhalde :)
0
gabe h coud
(12.02.26)
Üstü kapalı isteyen oldu, vermedim. İşim de çözülmedi.
Kasaba minnet edeceğime oramı keser yerim.
+2
cay koy geliyorum
(12.02.26)
ben vermedim ama babamın işi dolayısı ile babam çok vermiştir. Bir dönem show özel habere bile çıktık :D gizli kamera ile ifşa etmeye çalışmıştık 90'lı yıllar tabii
+1
croswell
(12.02.26)
tam rüşvet sayılır mı bilmiyorum ama kardeşim ameliyat olacaktı bir şehir hastanesinde hademe bulduk. adam bizi aldı randevusuz direk doçent doktorun odasına soktu, "hocam çok ağrısı varmış ameliyat olması lazımmış" dedi. doktorda asistanına yolladı bizi listeye aldı 2 gün sonra ameliyat oldu. ameliyattan çıktıktan 1 saat sonra hademe odaya geldi. geçmiş olsun bir ihtiyaç var mı falan diyor. bizde o ara adama parayı verdik. bizimkilerde alışık değil az mı verdik çok mu hala bilmiyoruz.
+1
my fault
(12.02.26)
2 sene önce çip krizi midir nedir sıfır araba yoktu piyasada. Galericiye teklif ettim ama yine de vermemişti arabayı. Ahahah.

Başka da vermedim.
+1
kaptan maydanoz
(12.02.26)
Para olarak değil ama iş bulma, tanıştırma, referans olma, network,vs olarak verdim.
+2
iwasbornonamountainside
(12.02.26)
Bi devlet dairesinde alenen rusvet istendi. Hem para vermek istemedim hem de nefret ederim rusvet islerinden.
Bana bi seyin eksik oldugu ve bu eksigi de rusvetle tamamlayabilecegini ima etti memur. Onumdeki kisi ise direkt verdi o ima sonrasi, kucuk bir miktardi 100 lira gibi. Bana sira gelince aynisini iste bana da soyledi memur. Ben aaa ne eksigi, avukatim her sey tam demisti (gercekten evraklari avukatla hazirlamistim) hemen kendisini arayayim da siz ne eksikmis bi ona soyleyin ben hic anlamam dedim safa yatip. Neyse cok onemli degil, bu sekilde de olur dedi ve islemi gerceklestirdi bunun uzerine.
+1
Kittie
(12.02.26)
@maydanoz, o rüşvet olmuyor yahu. Rüşvet için devletle ilgili olması gerekiyor.
Piyasada bulunmayan bir ürün için daha yüksek ücret önermek gayet normal bir durum, valla.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Nikah memuru kalem yazmıyor diye para istedi verdik haliyle. Sanırım bu da rüşvet sayılır :)
+2
nuevo
(12.02.26)
Verdim. Memur ve orospunun bahşişini önceden verirsen iyi hizmet alırsın. Yoksa cebinde paranla bekler durursun
+1
michael harddd
(12.02.26)
Vermedim. Isteyen de olmadi isteseler de anlayamam. Böyle isler yüksek seviye sosyal zeka gerektiriyor bence. :)
0
Purple life
(12.02.26)
Turkiye'de vermedim (aklima dahi gelmedi), su an yasadigim yerde de denesem bir yerlerimden kan alirlar.

AMA,

Turkiye rus ucagini dusurdugunde is icin 3 haftaligina rusya'da idim, biraz mahsur kalmisim gibi oldu.
bilmem hatirlar misiniz ama hemen ertesi gunu rus otoriteleri bir suru turk tutukladi, azeri dovdu, koca koca milyar dolarlik sirketleri bastilar, gelen is adamlarini asagiladilar vb.

zaten rusya normalde de yolsuz bir memleket, kendimi korumak icin ulkeden cikana kadar dugunlerde para yagdiran almanci dayi gibi gezmek zorunda kaldim.
+1
adrianapole
(12.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(6)

fotoğraf makinesi için lens önerisi- lens almalı mıyım?

m e b
selam.geçenlerde fotoğraf makinesi sorusu sormuştum ve kendimce, biraz da yapay zeka yardımıyla sony zv-e10 modelini kit halinde satın aldım. ürünün gövdesiyle gelen kendi lensi 16-50 mm.şimdi emeklemeden koşmayı isteyen biri gibi mi oluyorum, bilmiyorum ama bu başlangıç lensi ile başlangıç mı yapay
selam.
geçenlerde fotoğraf makinesi sorusu sormuştum ve kendimce, biraz da yapay zeka yardımıyla sony zv-e10 modelini kit halinde satın aldım. ürünün gövdesiyle gelen kendi lensi 16-50 mm.

şimdi emeklemeden koşmayı isteyen biri gibi mi oluyorum, bilmiyorum ama bu başlangıç lensi ile başlangıç mı yapayım yoksa ucuz yollu bir lens mi alayım?

video ile işim yok; ben yalnızca mimari yapıları, kişileri/portreleri, renk cümbüşünün olduğu herhangi bir yeri/yapıyı/manzarayı çekmeyi istiyorum.
0
m e b
(06.02.26)
16-50mm başlangıç için bütün ihtiyacı karşılar
0
nahtoderfahrung
(06.02.26)
Almayın, kullanmaya devam edin. Makinayı öğrenin, elinizdeki lensle yapabileceğiniz en iyi çekimleri yapmaya çalışın. Bu süreçte zaten lensin sizi kısıtladığı noktada neye ihtiyaç duyacağınızı bileceksiniz.

Ne alacağınızı bilmiyorsanız ihtiyacınız da yoktur. İhtiyacınız olduğunda ne alacağınızı biliyor olacaksınız. Lens pahalı bir ekipman, alayım da dursun denecek bir şey değil.

Elinizdeki lensle yapabileceğiniz birçok şey var. Temel ayarları yönetme kabiliyetinizi geliştirin. Bunu yaparken makinanın ve lensin sınırlarını da göreceksiz. Bu süreçte aynı zamanda ne fotoğraflamayı sevdiğinizi de göreceksiniz, bu da hangi lense ihtiyacınız olacağı konusunda baya belirleyici olacak.
+2
akhenaten
(06.02.26)
önce eğitim.
ismek, ifsak, anafod, halk eğitim, belediye kursları vb yerlerden temel fotoğraf eğitimi al. doğru pozlama, ışık, renk öğren. kitaplar al oku. bol bol fotoğraf çek. gözünü eğit. başkalarının fotoğraflarına bak onlardan esinlen, ben bunu nasıl çekerim de. her gittiğin yere makineni de götür. makineni en küçük ayrıntısına kadar tanı. fotoğraf gezi gruplarına katıl. hafta sonları istanbul içinde fotoğraf çekmeye çıkıyorlar. onlarla dolaş.
zaten belli bir süre sonra o lensin sana yetmediğini hissedeceksin. o zaman yeni bir lens alırsın. şimdi çok erken.
0
my fault
(06.02.26)
Profesyonel arkadaşlarımın hepsi kit lenslere şöyle bir yorum yapmıştı : "sensörü korusun diye makinanın yanında vermişler"

Ben telefoto ve makro lenslere hastaydım, uğraşınca bunu ben mi çektim diyebileceğiniz fotoğraflar ortaya çıkabiliyor.

Diğer arkadaşlara katılıyorum, makinanın içini dışını öğrendikten sonra ilgi alanınıza göre lens seçersiniz, yoksa başka bir sensör koruyucu almış olursunuz :)
0
kimlanbu
(06.02.26)
portre için düşük diyaframlı bir şey istersin ileride 30 1.4 sigma ya da Sony.
af olmayan manuel lens modeller de var e mount için 7artisan gibi.
0
anon1m
(06.02.26)
hocam sorunu okumadım bile. eğer birisi lens soruyorsa evet al derim.

bu işlerde yeniysen 35mm veya 50mm minimum f/1.8 şart.

öyle kit lensle fotoğrafçılık olmaz.

20 senedir fotoğraf çekiyorum ben.
-1
yurtsuz john
(06.02.26)
(3)

kot sorusu v2

kibritsuyu
aşağıdaki kot sorusundan sonra aklıma geldi.arkadaşlar şişman bir insanım, ama bacaklarım incecik, kadın bacağı gibi sütun. popom da küçük. şişmanlık sadece göbeğimde.belime göre pantolon alıyorum bacaklar şalvar oluyor. bacağıma göre alıyorum, düğmesi kavuşmuyor.beli geniş olsun, bacakları da fit o
aşağıdaki kot sorusundan sonra aklıma geldi.

arkadaşlar şişman bir insanım, ama bacaklarım incecik, kadın bacağı gibi sütun. popom da küçük. şişmanlık sadece göbeğimde.

belime göre pantolon alıyorum bacaklar şalvar oluyor. bacağıma göre alıyorum, düğmesi kavuşmuyor.

beli geniş olsun, bacakları da fit olsun (tayt gibi streç dar paçalı nonoş pantolonu gibi değil, sadece faldır foldur olmasın, fit olsun).

marka model fark etmez. hangi markanın hangi model kotunu alayım?
0
kibritsuyu
(05.02.26)
mavinin marcus kalıbını bir deneyin. normal bel daralan paça
+2
my fault
(05.02.26)
GAP'in slim fit modellerine de bakabilirsiniz.
0
10551037
(06.02.26)
marcus +1

dediğin mevzulardan ben de müzdaribim.
0
antihero
(06.02.26)
(16)

Kediniz kaç yasında ve kaç kilo?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?Tesekkurler
Merhaba,

Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?
Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?
Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
tekir icin bana biraz fazla gözüktü. 12-14 aylik civari o kiloya gelmis oluyorlar. yetiskin tekir kilosu 4.5-5 kg.
7. ayda 3.3-3.5 civari beklerim. ama büyüyene kadar sorun etmem ben kiloyu. sahsen benim kedim olsaydi su an onu diyete sokmazdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.26)
10 yaşındaki tekir kedimiz 4,5-5 kilo civarı.
5 yaşındaki siyah ayımız 8,5 kilo.

Sizin kedi hakkında @konusma +1
0
kobuzchu kiz
(04.02.26)
Aralık ayının ilk haftasi 2400 kiloydu, pesine kuru mamaya başladı düzenli olarak kuru mama yiyor sanırım o kilo aldırdı. Bugun çantayla tartıp sonra çantayı ayrı tartıp kilosunu öyle söylediler. Elime aldiğimda 4 kilo gibi gelmiyor. Emin olamadım. Evdeki baskulle tartayım bakalım onda kaç kilogram çıkacak. Su an için goruntusundede bir anormallik yok fit görünüyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
2 kedim var ikisi de neredeyse 5,5 yaşındalar. ikisi de siyah tekir.

dişi: 4.8 kilo
erkek 5.3 kilo
0
art cat chocolate
(04.02.26)
Yaşı tahminen 8 civarı ve 3 buçuk kilo. Narinlikten ölecek.
0
peki madem
(04.02.26)
3 yaşında erkek tekir, 6,5 kilo.

6 aylık civarı sokakta bulduğumuzda 3 kiloymuş. 9 aylıkken 4,8 kiloymuş.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
4 yaş dişi calico 4 kg
0
my fault
(04.02.26)
Biri Tekir biri Van kırması iki kedim var.

Tekir olan 11 yaşında ve yaklaşık 5 kilo.

Van kırması ise 9 yaşında ve 4 kilo civarında.
0
Dr_Stat
(04.02.26)
12 yaşında tombul kızımız 5.5 kg.
0
awlmi
(04.02.26)
Eski kedim dişi tekir, 13 kilo idi. Göbeği yerde sallanan biraz obez bir kediydi.

2004 yılında 13 yaşında öldü.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
Kediniz henüz büyüme çağında. Belki de iri bir çocuk olacak o yüzden 4 kg kilolu demek çok doğru değil. Bir yaşına kadar gelişmeye devam edecek. O yüzden ben olsam mama kısıtlamasına gitmem. Linkteki tablodan az çok anlarsınız durumunu.

www.pitho.net
0
boyalı kuş
(04.02.26)
ikisi de 4 yaşında. biri erkek 6.5 kilo diğeri dişi 3.5 kilo.
0
orpheus
(05.02.26)
boyları ve yapısıda önemli benim kedim uzun buyuk bir kedi 5-6 kg arası normal kilosu, ama eğer yemeğe eğilimi yuksekse şimdiden otomatk mama kabı ile saatli porsiyonlu beslemeye geçmek gerek. mama kabında hep mama bırakıyorsan yani hiç kap boş kalmıyor ona rağmen hepsini yiyor yani gözü açsa porsiyonluya hemen geçiş yap ki öğrensin.
bencede sağlıklı iyi kalite mama yemeli yavru iken, hareketsizse oynatmanız koşturmanız lazım, böyle koşturmacalı oyun öğrensinki ilerde de oturduğu yerden oynamak istemesin hareketli olsun
iyi kaliteli mama seni veteriner masrafından kurtarır, nd hills royal canin orta segmenttir, çocuğa yaş mamada ver bol bol öğününden biri yaş mama olsun(1 kutuyu 3 gunde veriyoruz)
su içmesi çok önemli oyüzden yaş mamaya az bir miktarda su koy
0
eja
(05.02.26)
tekir, dişi, 13 yaşında, 5 kg civarında ki eskiye göre bayağı hareketsiz.
Sizinki biraz fazla göründü bana da. Normalde en hareketli zamanları, ona rağmen kilosu benimkine yakın. Ki benimki de güzel yer hani.
0
mor oje
(05.02.26)
tekir 10 yaşında 11 kilo tosun
sarman 3 yaşında 5.5 kilo
0
fevz-i
(05.02.26)
Hepinize tesekkur ederim.

Kedimin mama kabı her an dolu ama öyle çok yiyen bir kedi değil. Az yiyor. Mama olarak royal canin kitten kullanıyorum yaşına girene ve kisirlastirana kadar bu mamayla devam ederim diye düşünüyorum. Gimgat' in ödül mamalarından, wanpy krema, yaş mama, bi de dreamies ödül mamalarından veriyorum. Yaş mama verdiğimde sulandiriyorum bende.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.